Düşük Bütçeyle Nasıl Gezilir?

3
2922
Okunma

Gezginler arasında bir anket yapılsa ve en çok aldıkları soru sorulsa herhalde açık ara farkla ilk sıralara oturacak sorulardan biri “Parayı nereden buldunuz?” olur. Bu soruyu “Değirmenin suyu nereden geliyor?” şeklinde sormayı tercih edenler de var. Aslında bana soracak olursanız herkes yanlış soruyu soruyor. En azından bana. Sorulması gereken ilk soru “Ne kadar para harcıyorsun?” olmalı. Çünkü ne kadar para harcadığımı bilenler değirmenin suyunun nereden geldiğini soracak bir durum olmadığını az çok anlıyor. Düşük bütçeli geziler aslında sandığımız kadar zor değil.

Ben ne şartlarda gezdiğimi gerek blogda gerek sosyal medya hesaplarımda elimden geldiğince anlatmaya çalışıyorum. Gittiğim ülkelerde ne kadar para harcadığımı, bu harcamaların neler olduğunu kalem kalem yazıyorum yazılarımda, belki bilenler vardır. Ve hatta şöyle bir değerlendirme yaptığımda yerleşik hayattaki aylık harcamalarım gezerken 2-3 ayda harcadığım bir bütçeye denk geliyor. Konuyu bir kez daha açıklığa kavuşturmak için düşük bütçeyle nasıl seyahat ettiğime dair bir yazı daha yazayım dedim.

DÜŞÜK BÜTÇEYLE GEZMENİN

İNCELİKLERİ

Düşük Bütçeli Geziler ve Ekipman

Uzun süreli bir geziye çıkmak için bence en önemli olan şey ekipmanlar. Ekipman seçerken çadırdan tutun da ayakkabıma kadar kullandığım her şeyin beni yarı yolda bırakmayacak kaliteye sahip olmasına önem veriyorum. Çünkü yeri geliyor 2 gün boyunca sağanak yağışta çadırımda kalıyorum veya yağmurun altında ilerlemem gerekiyor. Haliyle böyle bir durumda çadırımın su almayacak kadar profesyonel olması veya üzerimdeki kıyafetlerin beni yağmurdan koruması hayati öneme sahip oluyor.

Her türlü uzun seyahatte ekipmanların hafifliği ve performansı önem verilmesi gereken konular listesinde ilk sıralarda yer almalı. Özellikle sırt çantasıyla seyahat ediyorsanız ayakkabılarınız ve sırt çantanız son derece önemli. Hani bir laf vardır, ucuz mal alacak kadar zengin değilim diye. İşte burada da performans fiyat düşünülerek en doğru ürün seçimi yapılmalı. Zaten profesyonel bir ürün aldığınızda bu ürüne verdiğiniz para ürünü neredeyse 3-4 sene boyunca sorunsuz kullanabileceğinizin teminatı niteliğinde oluyor.

Bu açıdan son derece şanslı olduğumu söylemeliyim. Ekipmanlarımın hemen hepsini sponsorum Kutupayısı sayesinde temin ettim ve bu sayede profesyonel markaların ürünlerini kullanma fırsatım oldu. Bisiklet turumda yanıma aldığım ekipmanlarımın ayrıntılı listesine ulaşmak için buraya göz atabilirsiniz.

Seyahatlerde doğru ekipman seçimi hakkındaki yazıma göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Düşük Bütçeli Geziler ve Yiyecek & İçecek

Takdir edersiniz ki en ucuz yemek kendin hazırladığın yemektir. Yanımdan eksik etmediğim kamp ocağım sayesinde yemeklerimi genelde kendim yapıyorum. Bu sayede ciddi bir harcamadan kaçınıyorum. Dışarıda yiyeceksem de genelde sokak yemeklerini veya ucuz yerleri tercih ediyorum. Bir yere gittiğimde önce menüyü istiyorum ve fiyatları kontrol ediyorum. Fiyatların bütçeme uygun olmadığı yerlerden de hızlıca uzaklaşıyorum. Vejetaryen olmam da bütçeme katkı sağlayan bir diğer faktör.

düşük bütçeli geziler
Yemek yaptıktan sonra kap kacaklarımı yıkarken ben

Yapabileceğiniz bir diğer şey dışarıda yemek yiyeceğiniz zaman gittiğiniz restoranlarda ufak tefek işlere yardım etmek karşılığında bedava yemek yiyip yiyemeyeceğinizi sormak olabilir. Bazı ülkelerde insanlar buna çok sıcak bakıyor. Bulaşık yıkamak, yerleri süpürmek gibi çok zamanınızı almayacak işler yaparak bedava yemek yiyebilirsiniz.

Düşük Bütçeli Geziler ve Konaklama

Konaklama yolculuklarda en fazla masraf yapılan şeylerin başında geliyor. Bu masraftan da kaçınmak, hiç olmadı en aza indirmek mümkün. Benim yanımda çok sevdiğim, evim gibi gördüğüm bir çadırım var. Özellikle köylerdeyken imkan olduğu taktirde çadırda kalıyorum. Genelde şehirlerde Couchsurfing ve Warmshowers gibi bedava konaklama esasına dayalı siteleri kullanıyorum. Hiçbir şey bulamazsam, hostel veya otelde kalmam gerekirse Hostel World, Trivago, Booking gibi uygulamaları araştırıp en ucuzunu buluyorum. Burada dikkat edilmesi gereken bir diğer unsur da şu: Genelde hosteller otellerden daha ucuz oluyor ama tek başınıza seyahat etmiyorsanız oteller bazen daha uyguna gelebiliyor. Örneğin hostellerde gecelik kişi başı ücret 15 liraysa iki kişi için 30 lira ödemeniz gerekirken 25 liraya çift kişilik bir otel odası bulabiliyorsunuz.

düşük bütçeli geziler
Düşük bütçeli geziler ve çadır

Bu arada şunu da belirteyim bazı arkadaşlarım Couchsurfing ve Warmshowers gibi siteleri çok işlevsel bulmuyor. Ne kadar işlevsel olduklarına basit bir örnek vermek gerekirse, 10 aylık yolculuğum boyunca toplasak en fazla 10 kere otelde kaldım.

Bir yerde uzun süre kalmayı düşünüyorsanız, konaklamalarınızı bedavaya getirebilmek için hostellere yardımcı arayıp aramadıklarını sorabilirsiniz. Bazen hosteller 1-2 ay kalacaksanız işlerine yardımcı olmanız karşılığında bedava konaklamanıza izin verebiliyor.

Düşük Bütçeli Geziler ve Ulaşım

düşük bütçeli geziler
Düşük bütçeli geziler ve otostop

İlk uzun turumu bisikletle yaptığım için aslında ulaşım için çok fazla para harcamadım. Onun dışında genelde şehirlerarası yolculuklarımı otostop çekerek yapıyorum. Şehirlerde taksi yerine toplu taşıma araçlarını kullanıyorum. Taksi kullanmam gerektiğinde yerel halkın kullandığı taksi uygulamalarını kullanıyorum ki kazıklanmayayım. Herhangi bir uygulama kullanmam mümkün değilse de felaket pazarlık yapıyorum. Ulaşım konusunda en masraflı olan şey uçak yolculukları. Aslında ben son yolculuğumu uçak yolculuğuna gerek kalmayacak şekilde düzenlemiştim ama vize problemleri gibi bazı zorunlu durumlarda uçağa binmem gerekti. Uçak yolculuğu yapacağımda ise biletimi erkenden almaya özen gösteriyorum ve Turna.com , Biletbayi.com gibi ucuz biletleri bulabileceğim uygulamaları kullanıyorum.

Düşük Bütçeli Geziler ve Gidilecek Ülke Seçimi

Düşük bütçeli gezi denildiğinde vize harcamaları benim için kaçınılması gereken başlıca şeylerden biri. Çünkü o belge lazımdı, bu fotoğraf gerekliydi, vize masrafıydı, acente ücretiydi derken fatura artıyor da artıyor. O yüzden ben gezilerimde en başta vize istemeyen veya vize fiyatları çok pahalı olmayan ülkeleri seçmeye çalışıyorum. Vize isteyen bir ülkeye seyahat etmek söz konusu olduğunda da mümkünse acenteyi karıştırmadan vize başvurusu yapmak acenteye ödenecek ekstra ücretten kar etmek için oldukça mantıklı bir hareket.

Düşük Bütçeli Geziler ve Alışveriş

Gittiğim yerlerde kıyafet ve hediyelik eşya tarzı şeyleri kesinlikle almıyorum. Olur da bir şey alacağım tutarsa da yine her şey için pazarlık yapıyorum.

Düşük Bütçeli Geziler ve Yolda Gelir Elde Etmek

Gezginlerin en büyük kurtarıcısı yoldayken öyle ya da böyle gelir elde edebilecekleri bir şey bulmak. Bu açıdan müzik aleti çalabilenler çok şanslı. Çalamayanlar için de hala geç değil.  Yolda tanıştığım iki arkadaşım sayesinde mızıka çalmayı öğrendim. Çalmayı öğrendim derken biraz ses çıkarabiliyorum. Ama para kazanmak için oldukça etkili oluyor. O yüzden ben yola çıkacak arkadaşlarıma yanlarına ufak bir müzik aleti almalarını tavsiye ediyorum. Onun dışında benim yaptığım bir diğer şey bileklik, kolye gibi kolay taşınabilir aksesuarlar yapıp satmak. Bu saydıklarım sizi zengin yapmıyor ama en azından günlük harcamalarınızı çıkarmanızda yardımcı oluyor.

Bazı ülkelerde ise aktif olarak çalışarak para kazanmak mümkün. Tayland, Çin, Vietnam gibi ülkelerde İngilizce öğretmenliği yaparak veya Avustralya’da garsonluk yaparak bütçenize çok ciddi katkılar sağlayabilirsiniz. Tayland’ta İngilizce öğretmeni olarak çalışmak hakkında daha fazla bilgi almak istiyorsanız hemen buraya tıklayabilirsiniz.

Bedava Gezmek Mümkün Mü?

Benim bu soruya cevabım olumsuz. Daha doğrusu, bedava gezmek mümkün ama bana çok doğru ve mantıklı gelmiyor. Çünkü bedava gezmek dediğinizde iş bu sefer benim doğru bulmadığım ve “aşırı faydalanmak” olarak adlandırdığım bir boyuta geliyor. Bedavaya gezmeye çalışmak Couchsurfing evinde dolaba dadanmak, tanıştığın insanlara yemek ısmarlayacak gözüyle bakmak, param yok diyerek insanların iyi niyetle uzattığı paraları almak gibi kısacası iyi niyeti suistimal etmeye giden şeylere sebep oluyor. Ben bunu sevmiyorum ve tasvip etmiyorum. Çünkü bu davranış biçimi insanların bir daha başka birini evlerinde misafir etmemelerinden tutun da sokaktaki adama güvenmemelerine kadar bir sürü şeye sebep olabilir. Ki tüm bunlar da bence paylaşmanın ruhuna ve doğasına aykırıdır. Ha ama ‘Cebinde 10 lirayla dünyayı gezmek’ mümkün mü diye soracak olursanız, evet mümkün. İnsanları sömürmeye ve iyi niyetlerini suistimal etmeye razıysanız neden olmasın?

3 Yorumlar

Bir Cevap Yazın