Hindistan Uçuşumuzda Başımıza Gelenler

1
860
Okunma

Pakistan vizesi alamayınca İran’dan Hindistan ’a uçmamız gerektiğinden ve sebeplerinden bu yazımızda bahsetmiştik. Önce Flydubai ile en iyi uçuş deneyimimizi yaşadığımız bir yolculuğun aardından Dubai’ye geldik. Buradan gülümsemeyen hostesleriyle akıllarımıza kazınan Gulfair ile Bahreyn’e oradan da yine çığlık çığlığa geçen bir yolculuk ardından Gulfair ile Mumbai’ye uçtuk. Bagajımızın çokluğu üç aktarmayla birleşince bir bagaj sorunu yaşamamak sürpriz olurdu. Onun dışında bir de hazırlıksız yakalandığımız ayrı bir problem çıktı.

DÖNÜŞ BİLETİNİN OLMAMASI

Hindistan’a sadece gidiş bileti almıştık. İran’dan Dubai’ye sorunsuz uçtuk. Aktarmalı uçuşlarda uçaktan indikten sonra havaalanının connections masasına gitmek gerekiyor. Bu masaya gittiğinizde gerekli bilgilendirmeleri yapıyorlar, bagajınızın aktarıldığından emin oluyorlar. Dubai havaalanında transfer işlemini gerçekleştirmek üzere connections masasına gittiğimizde hiç aklımızda olmayan bir sorunla karşılaştık. Hindistan’dan dönüş biletimiz olmadığı için bizi uçağa alamayacaklarını söylediler. Tabi o an hepimizin ağzı açık kaldı. Bir süre “Bize biletimizi alırken neden söylemediniz o zaman kardeşim?!” ağzıyla çözüm aradıktan sonra başarılı olamayacağımızı anlayıp “canım kardeşim”e geçiş yaptık. Bisikletle gezdiğimizi, Hindistan’dan sonra diğer ülkelere doğru yola devam edeceğimizi anlattıysak da bir sonuç alamadık.

Bize durumu şöyle açıkladılar, Hindistan’a gitsek bile ülkeye girerken dönüş biletimiz olmadığı için bizi kabul etmeyeceklerini, bu durum nedeniyle de bizi ülkeye getiren havayolu şirketinin ceza ödeyeceğini anlattılar.

Gulfair’in havaalanı içinde yetkili bir acentesi olmadığı için bir muhatap bulamadık. Burada connections işlemleriyle ilgilenen yetkili biri bizim için bir ihtimal olarak Gulfair yetkilileriyle görüşerek durumu açıkladı, bisikletçi olduğumuzu anlattı. Gulfair de Hindistan yetkililerini aradı. Belki de aramadı, bize öyle söylediler. Ama sonuç olarak olumsuz dönüş aldık. Tabi tüm bunlar olurken uçuşumuzu da kaçırmış olduk. Bir sonraki uçuş üç saat sonraydı ama bizim bir b planımız hala yoktu. Biz kara kara düşünürken Turna Travel’dan Abdülkadir bey yine imdadımıza yetişti ve geçişimiz için gerekli olan dönüş biletilerini edinmemizde yardımcı oldu. Bu biletler sayesinde aktarma yapmamıza izin verdiler ve bizi bir sonraki uçağa yerleştirdiler.

BAGAJLARIMIZIN KAYBOLMASI

Uçağa binip trübulanslarına doyamadığımız çığlık çığlığa geçen bir yolculuğun ardından mutlu mesut Mumbai’ye indik. Her şey halloldu darken bu sefer de bagajlarımız kayboldu. Ha geldi ha gelecek diye bir iki saat bekledikten sonra durumu kabullenip bagaj teslimiyle ilgilenen görevlilere tutanak tutturduk. Tutanak tutan görevli bu durum nedeniyle bize bir ödeme yapacaklarını söylediyse de sonra Flydubai ve Gulfair arasında anlaşma olmadığını gerekçe göstererek vazgeçti. Halbuki Dubai’de bir Gulfair çalışanı bagajlarımızın Flydubai’den teslim alındığını ve bizim için beklediğini doğrulamıştı. Yani bagajımızı kaybeden aslında Gulfair’di ve bunu hepimiz biliyorduk.

Tutanak doldurduktan sonra bize biraz beklememizi, gerekli işlemleri yapacaklarını, bizi haberdar edeceklerini söylediler. Bizi havaalanının çıkış kısmına doğru uğurladılar. Ardından geçen saatler hepimize kabus oldu. Bizi bıraktıkları yer havaalanının arrival kısmıydı. Sadece tuvalet, koltuklar ve bir iki sandviç satan yerden oluşan bir yer. Yani uçaktan inenler bu kapıdan çıkıyorlar. Dışarıdan girilmiyor. Yapacak hiçbir şey yoktu ve dışarı çıkamıyorduk çünkü çıkarsak geri girmemiz mümkün değildi. Hindistan’da birçok yerde kısıtlı internet kullanıyorlar. Wi-fi’ye bağlanmak istediğinizde oturum açma sayfasına numaranızı yazıyorsunuz ve size gönderilen kodu girip interneti en fazla 1 saat kullanabiliyorsunuz. Yani internet kullanabilmek için yanınızda o esnada mesaj alabilen bir telefon olmalı. Aynı numara birden fazla kullanılamıyor. O yüzden internetin olmaması, ailelerimize haber veremememiz de üzerine tuz biber oldu. Burada bizimle birlikte bekleyen insanlardan telefonların numaralarını rica edip şifre alarak internete bağlandık.

Bekleyişin 25. Saati

Koltuklarda hiçbir bilgilendirme olmadan geçen 18 saatin ardından bagajımızın ertesi gün teslim edilme ihtimalinin olduğunu belirten bir mail aldık. O esnada havaalanı güvenliğini sağlayan askerler halimize acımış olacaklar ki derdimizi anlattıktan sonra bize birini gönderdiler. O biri de bizimle konuşup bir Gulfair temsilcisinin yanımıza geleceğini söyledi. O Gulfair temsilcisinin gelmesi de yaklaşık 3 saat sürünce sinirlerimizdeki zıplama miktarı da haliyle arttı. Ertesi gün sabah saatlerinde, bekleyişimizin 25. saatinde, bagajlarımızı teslim alabildik. Kartonların biraz zarar görmüştü ve o yüzünden içlerinden ufak tefek parçalar düşmüştü. Yetkililerle hem bu kayıplarla ilgili hem de bizi beklettikleri 25 saatin telafisi için tekrar konuşmamıza rağmen aldığımız cevaplar değişmedi. Bir gün önce bize ödeme yapacaklarını söyleyip sonradan vazgeçen insanlar birden ödeme konusunda yetkili olmadıklarını, mail atmamız gerektiğini söylemeye başladılar. Attığımız maillere de cevap gelmedi. Aslında epey inat etmiştik, orada bekleyip hiçbir yere gitmeyecektik ama yorgunluk ağır basınca en sonunda savaşımıza online devam etme kararı alarak havalanından ayrıldık.

Sonraki günlerde Gulfair’in müşteri hizmetlerine mail yağdırmaya başladık. Eski sevgili gibi günde üç dört mail atar olduk. Ben bir ara hırsımı alamadım ve instagram hesaplarına salça olmaya başladım. En sonunda maillerimizden birine cevap aldığımızda duyduğumuz sevinci anlatmamız mümkün değil. Uluslararası anlaşmalara göre bize 200 Dolar ödemeleri gerektiğini ama o kadar parada gözümüz olmadığını en azından masraflarımızı ödemelerini istediğimizi belirttik. Yaklaşık 1 hafta süren mailleşmelerden sonra önce yaptığımız harcamaları geri ödemeyi kabul ettiklerini söylediler. Sonra –herhalde- baktılar biz bu işlerden anlıyoruz 200 Dolar ödeyeceklerini söylediler. Bir hafta içinde de parayı belirttiğimiz hesaba gönderdiler. Herhangi bir kesinti yaşamak istemediğimiz için parayı direk Hindistanlı bir arkadaşımızın hesabına göndermelerini söyledik.

ÖNEMLİ HATIRLATMA

Daha sonra bu gibi durumlarda yapılması gerekenlerle ilgili bir yazı hazırlayacağız ama kısaca hiçbir şey yapamıyorsanız bile BİLETLERİNİZİ ve BAGAJ KODLARINIZI kesinlikle atmayın. Başınıza böyle bir şey gelmesi halinde onlara çok ihtiyacınız olacak. Mümkünse yaptığınız her türlü harcamayı belgelendirin ve bu BELGELERİ saklayın.

1 Yorum

  1. En korktuğum aktarmalı uçuşlarda bisikletin kaybolması.. Sırf bunun için İstanbul’dan Portekiz’e gidip oradan uçağa binicem. Şaka şaka… 3 ay kendimi deneyeyim bakayım başıma neler gelecek..

Bir Cevap Yazın