Yezd Gezi Rehberi

Yezd Gezi Rehberi

Yezd, İran‘da dört tarafı çöllerle çevrili küçük bir şehir. Dar sokaklarının yanında yükselen avluların duvarlarıyla birlikte insana sanki kocaman bir labirentin içinde yürüyormuş izlenimi veriyor. Sokaklarda yürürken şimdiye kadar büyük şehirlerde tatma fırsatı bulamadığınız birbirinden ilginç duygu hissedeceğinizi garanti edebiliriz. Şehirdeki evlerin hemen hepsi kerpiçten yapılmış. Bütün evlerin etrafı yüksek duvarlarla çevrili ve genelde ortalarında genişçe bir avlu var. Sokakları arasında gezmeye doyamadığımız şehirden Yezd gezi rehberi …

Çölün ortasında olduğu için şehrin yaşadığı zorluklar geliştirilen kullanışlı yöntemlerle giderilmeye çalışılmış. Yaşanan su sıkıntıları için kanat adı verilen ve yer altı sularını toplayan sistemin en geniş kullanım alanı burada yer alıyor. Sıcaklar için ise klima etkisi gösteren bir baca sistemini kullanıyorlar. Çölde meydana gelebilecek fırtınaların zararlarından korunmak için de çöle çakıl serpmişler. İlginç ama işe yarıyor.

YEZD VE ZERDÜŞTLÜK

faravahar
Faravahar

Yezd, İslamiyetin ülkeye girmesinden önce büyük ölçüde Zerdüşt kültürünün yaşandığı bir şehir olması nedeniyle hemen her yerde Zerdüşt izlerini görmek mümkün. Gezilecek birçok yer de aslında Zerdüştlere ait yapılar.

İslamiyetin gelmesi ile birlikte burada yaşayan Zerdüştler göç etmek zorunda kalmış ama hala bu dine mensup küçük bir topluluk yaşıyor.

YEZD’DE ULAŞIM

Yezd küçük bir şehir olduğu için ulaşım da çok kolay. Gezilecek tarihi yerlerin hemen hepsi şehrin “Old City” denen kısmında yer alıyor ve bu yerler birbirine çok yakın olduğu için aslında toplu taşımaya pek ihtiyaç yok. Ama yine de her yere giden halk otobüsleri var. Taksilerin aslında ucuz olduğunu her yazımızda söylüyoruz ama burada en önemli faktör tabi ki kazıklanmak. Yezd çok fazla turist ağırladığı için kazıklanma ihtimaliniz de bununla bağlantılı olarak artıyor tabi.

Yezd Gezi Rehberi

YEZD’DE GEZİLECEK TARİHİ YERLER

Amir Çakmak Camii

amir-chakmak-complex
Amir Çakmak Camii, Yezd

Amir Çakmak Camii, Yezd’in “old town” denen kısmına geldiğinizde anında gözünüze çarpacak yapılardan biri. Camii kendisiyle aynı ismi taşıyan bir meydanın hemen ortasında yer alıyor. Etrafında ve içinde yemek yenecek yerler olan son derece merkezi bir yer burası.

Cami Mescidi

Cami Mescidi şehirdeki ziyaret edilesi yerlerden biri. Caminin içinde bir avlu ve serge salonları var. Girişler turistler için 8.000 Tümen ama akşam 18:00’den sonra giderseniz ücretsiz girme fırsatını yakalayabilirsiniz.

Vaziri Müzesi

vaziri-museum
Vaziri Müzesi, Yezd

Vaziri Müzesi, Cami Mescidi’nin hemen yanında yer alan, Yezd’e ait tarihi belgelerin ve burada yaşayanların günlük yaşantılarında kullandıkları eski eşyaların sergilendiği bir müze. Müzeye girmek ücretli. Fakat burası aynı zamanda kütüphane olarak kullanıldığı için içeri girmenizde bir sakınca yok. Zaten müzenin kapısı kilitli, eğer bilet alırsanız görevli kapıyı açıyor. Görevliye müzeyi görmek istemediğinizi söylerseniz kapıdan geçip avluyu görebilirsiniz.

İskender Zindanı

aleksander-prison
Aleksander Zindanı, Yezd

Burası ne İskender tarafından inşa edilmiş ne de tarihin herhangi bir zamanında zindan olarak kullanılmış. İsmi epey ihtişamlı görünebilir ama gittiğinizde kendinizi biraz kandırılmış hissedeceğinize bahse girebiliriz. Genelde İran’daki tarihi yerlerin büyükçe bir bahçesi olur fakat burada öyle dışarıdan görüp beğenilecek bir şey de yok. Küçük bir kapıdan geçip bir iki el yapımı takının bulunduğu ve satıldığı bir avluya giriyorsunuz hepsi o. Üstelik giriş de 15.000 Tümen. Ama buraya bedava girmenin bir yolu da var. Civardaki tek tuvalet buranın içinde. Kapıdaki görevliden tuvalete gitmek için izin isterseniz izin veriyor.

Buranın hemen karşısında turistler için bir ofis var. Buradan çöl gezileri için günlük turlar satın alabilirsiniz.

Sessizlik Kulesi Dakhme

sessizlik-kulesi
Sessizlik Kuleleri, Yezd

Dakhme Sessizlik Kuleleri şehir merkezinden biraz uzak bir yerde yer alıyor. Büyük bir arazide iki tane kule ve artık harap olmuş bazı yapılar ve arazinin hemen yanında da bir mezarlık var. Bu kulelere şehrin farklı bir iki yerinde daha rastlayabilirsiniz. Zerdüştler toprağın insan kalıntılarıyla kirlenmemesi gerektiğine inandıkları için ölülerini gömmüyorlarmış. Aynı şekilde yakmanın da hava kirliliğine yol açacağını düşündükleri için ölülerini yakmamışlar. Bunun yerine ölülerini bu kulelerin tepesindeki bir çukura bırakıp yırtıcı kuşlar tarafından yenmeye terk ediyorlarmış.

Buraya giriş 8.000 Tümen. Biz gittiğimizde haftaiçi olduğu için gelen giden kimse yoktu. Kapıda da kimseyi göremeyip içeri girdik. Biz çkarken gişeye gelen görevli bizden para istedi fakat tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır atasözünü bir kez daha haklı çıkararak para ödemeden oradan ayrıltık.

Ateşgede Zerdüşt Ateş Tapınağı

atesgedah
Ateşgedah, Yezd

Girişin 8.000 Tümen olduğu bu güzelim yerin içini göremedik ama sadece bahçesini görmek de bizi tatmin etti. İçeride 450 yılından beri sönmeden yandığı söylenen bir ateş bulunan bu tapınak Zerdüştler için önemli olan bir diğer yer. Buraya gitmeden önce açılış ve kapanış saatlerini kontrol etmekte fayda var.

Su Müzesi

su-muzesi
Su Müzesi, Yezd

Burası da yine 15.000 Tümen olduğu için içini göremediğimiz sadece bahçesiyle yetindiğimiz yerlerden. Anladığımız kadarıyla içeride kanat adını verdikleri yer altı sularından faydalanmalarını sağlayan sistemle ilgili bilgiler yer alıyor. Buranın da açılış ve kapanış saatlerini kontrol etmekte fayda var.

CHAK CHAK: ZERDÜŞTLERİN HAC MEKANI

chak-chak
Chak Chak, Yezd

Chak Chak hem hiçliğin ortasında yükselen varlığıyla hem de hikayesiyle bizi en çok büyüleyen yerlerden biri oldu. Chak Chak Zerdüştler için kutsal bir tapınak. Dünyanın her yerinden Zerdüştler buraya gelip bir nevi hac görevlerini tamamlıyorlar. 300 basamak çıkarak ulaşmanın mümkün olduğu tepede bir odada yüzyıllardır yanan üç adet ateş var. Aynı zamanda bu odada tepeden damlayan ve efsaneye göre dağın gözyaşı olduğuna inanılan bir su var. Odanın içinde dikkat çeken bir diğer şey de koskocaman ağaç. Burası Chak Chak ismini de tepeden damlayan suyun çıkardığı sesten almış.

Hikayesi ise şöyle: İslam döneminden önceki son Pers imparatorunun ikinci kızı prenses Nikbanu, Arap kuşatmasından kaçmak için bu dağa tırmanmış. Bu esnada düşmanın geldiğini görünce korkarak Ahura Mazda’ya onu koruması için dua etmiş ve dağa tırmanmak için kullandığı elindeki sopasını yere vurmuş. Bunun üzerine dağ yarılmış ve Nikbanu gözden kaybolmuş. Dağ, Nikbanu’nun hatırasına duyduğu üzüntüden dolayı gözyaşı akıtmaya başlamış. Nikbanu’nun sopası ise damlayan bu suyla birlikte büyümüş ve ağaca dönüşmüş.

Hikaye devam eder…

Yine hikayeye göre zamanlardan birinde sürüsünü kaybeden bir çoban çok yorulmuş ve suyun damladığı yere gelmiş. Sudan içmiş ve burada uyuyakalmış. Rüyasında kaybolan sürüsüyle birlikte çok güzel bir kadın görmüş. Kadın ona burada adına bir oda inşa etmesini, odada kandiller yakmasını ve herkese duyurmasını söylemiş. Çoban gözlerini açtığında sürüsünün yanında otladığını görmüş ve sevinmiş. Oraya da Zerdüştlerle birlikte, rüyasında gördüğü kadının isteğine uygun olarak bir oda inşa etmiş. Bu kadının ise tahmin edeceğiniz üzere Nikbanu olduğu düşünülüyor.

uc-ates
Chak Chak, Yezd

Hemen baştan söyleyelim burası bir köy değil. Çölün ortasında, bir dağın içine oyulmuş bir oda ve daha sonradan etrafına yapılmış birkaç balkondan oluşuyor. Burada yaşayan kimse yok. Sadece bir bekçi var. Cuma günleri gitmemenizi tavsiye ediyoruz çünkü çok kalabalık oluyormuş.

Chak Chak’a giriş bedava. Yalnızca ek tepeki odaya girmek için 5.000 Tümen ödemek gerekiyor. Eğer cuma günü gitmemişseniz, yani kalabalık değilse, tatlı bekçi amca ile konuşup onu da ödemeden ziyaret edebilirsiniz. Biz öyle yaptık.

Buraya gitmek için mutlaka bir özel araca ihtiyacınız var. Çünkü burası 1 2 fabrika dışında hiç kimsenin olmadığı bir yer. Chak Chak’a giden yol ise işlek bir yol değil çünkü yolun sonunda sadece Chak Chak var. Cuma günleri haricinde bölgeye sizi almakla pek de ilgilenmeyen hafriyat kamyonları dışında kimse gitmediği için otostop çekmek de çok mümkün değil. Yezd’den yaklaşık 40 km uzaklıkta olan bu bölgeye bisikletle gidilebilir, yol genelde dümdüz. Fakat bunun için yanınızda erzağınız ve suyunuzun olması lazım aksi takdirde aç kalırsınız.

YEZD ÇÖLÜ

yezd-col

Yezd’e 30 km uzaklıkta bir çöle gittik. Burası öyle hayal ettiğiniz gibi rengi turuncuya çalan kum tepelerinden oluşan bir yer değil ne yazık ki. Kum fırtınalarını önlemek için kumların üzerine çakıl taşı atmışlar. Ama yine de sadece kumlardan oluşan bazı yerlerinde incecik kuma dokunmanın verdiği hissi tadabilirsiniz. Eğer buraları turlara para ödemeden görmek istiyorsanız yerli birinden yardım almanız gerekebilir.

KAFE & RESTAURANT

Art House

art-house
Kafe Art House, Yezd

Yezd manzarasını izleyebileceğiniz güzel bir terası ve sıcak bir ortamı olan bu kafe aynı zamanda Yezd’in yemeklerini çok ucuza tadabileceğiniz bir yer. Aynı zamanda bazı tablolar burada satış için sergileniyor.

Biz en başta dışarıdan bakıp epey tuzlu olduğunu düşünerek girmek istememiştik ama sonra arkadaşlarımızla birlikte gittik. Yemek menüsündeki hemen her şey vejetaryen ve çok lezzetli. Ucuzluğuna bir örnek vermek gerekirse ana yemeklerden en pahalısı 13.000 Tümen ve iki kişiyi doyuracak kadar geliyor. Yezd’in sokakları dar ve birbirinin aynısı olduğu için bulmak biraz zor olabilir. Konum için tıklayın. 

YEZD’DE KONAKLAMA

Dalan-Behesht Hotel

behesti-otel
Dalan Behest Hotel, Yezd

Yezd’e gititğimiz ilk akşam kalacak bir yer bulamamıştık. Şans eseri otelin müdürüne yolda rastladık ve bizi davet ederek otele kadar götürdü. Burası Yezd’deki en uygun otellerden bir tanesi. Hatta belki de en ucuzu.Paylaşımlı ve özel oda seçenekleri de var. Misafirlerin yemek pişirebildiği bir mutfak da mevcut. Konum için tıklayın.

Yezd’de Kamp

Yezd’e ilk geldiğimizde kalacak yer bulamadığımız için Amir Çakmak Camii’sinin yanında kapısında turist bilgilendirme yazan bir yere girdik. Buradaki görevli haritadan iki parkı işaretleyip buralarda kamp yapabileceğimizi, üstelik bölgenin son derece güvenli olduğunu söyledi. (Buradan bedava harita edinebilirsiniz.)

Biz şansa yukarıda bahsettiğimiz otel müdüryle karşılaştığımız için gidip denemedik ama yine de yazalım istedik. Fakat burası çöl ikliminden de tahmin edileceği üzere geceleri çok soğuk olduğu için uygun ekipmanınız olmadan kamp yapmak çok akıl karı olmayabilir.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

error: içerik korunuyor
%d blogcu bunu beğendi: