Nurtaç Canan ve diğerleri için,

Hayır, hayır. Doğru anladınız. Bir zamanlar çocukların sevgilisi olan Mickey Mouse’dan bahsediyorum. Eskiden çok modaydı, sonra yok oldu gitti. Ama seksenlerde çocuk olanlar genellikle severler onu. Ben de çok severdim, yalan değil. Fakat onu durduk yere satırlarıma taşımamın nedeni çok başka. 1989 yapımı, Tunç Başaran imzalı bir film: Uçurtmayı Vurmasınlar.

Uçurtmayı Vurmasınlar

Malum kahramanız Barış, mevzumuz da barış. Ve ona, her şeye rağmen umut etmeyi öğretmeye hevesli hapishane kadınları. Barış bir gece kötü rüya görüp altını ıslatır. Annesi kızınca da derhal üzerinde Mickey Mouse baskısı olan külotunu işaret eder ve şöyle der: “Ben yapmadım. Mickey yaptı.” Bu sahne güldürücü olduğu kadar düşündürücüdür de. Çocuk masumiyetiyle kendini temize çıkarmaya çalışan bir çocuk, aslında yetişkinlerin hayatına da ışık tutar farkında olmadan. Fakat tek bir noktada bu vurgu gümbürtüye gitmesin diye olsa gerek, filmin ilerleyen bölümlerinde, gerçeği söylemesine rağmen, iftira suçundan hapse düşen bir kadın da aynı cümleyi paylaşır sahtekâr patronu için: “Suç bende. Hepsini Mickey yapmıştı aslında.” diye.

Aradan yıllar geçti, Mickey hiç uslu durmadı. Başı sıkışan demiyorum, suçu aşikâr olan diyorum. Evet, suçu görünür hale gelen herkes Mickey’nin parmak izini kullandı durdu. Bir de enteresan karikatür peyda oldu sonraları. Sevilen bir çikolatalı krema markasının kavanozu dibine inmiş. İki beyaz tenli çocuğun üstü başı, ağzı hep çikolata. Bir de zenci çocuk kenarda öylece duruyor. Soruyorlar “Kim yedi hepsini?” diye. İki beyaz çocuk da zenci arkadaşlarını işaret ediyor. Konu tartışmaya kapalı. Bu da Mickey’nin kılık değiştirmiş hali olsa gerek.

Bence de suçlu Mickey. Kabahati epey büyük. Onun yüzünden eşinden dayak yiyen kadınlar da eşleri tarafından aldatılanlar da sesini çıkartamıyor. Tecavüze uğramış liseli bir kız çocuğu, yaşadıklarını annesine bile anlatamıyor. Çünkü masum olmak çok zor, masum kalabilmek iki misli daha zor. Ve en yaygın olan şekliyle, hiç kimse kendi fikirlerini söyleyemiyor. Çünkü kalabalık içerisinde yok olur, herkesle aynı sesi çıkartırsanız, zenci çocuk olmaktan da kurtulursunuz. Mickey semtinize bile uğramaz, kafanız ağrımaz.

Sanırım sırf Mickey yüzünden, elini havaya kaldırıp “Ben yaptım” diyen bir katile, hırsıza, normalden daha fazla tahammülümüz oluyor. Başlıkta anlatmak istediğim gibi, lütfen biri çıksın ve şu Mickey’yi durdursun artık. Yoksa gördünüz. Bir kadın, failinin ismini kendi kanıyla yazdı yere. Mickey yapmadı diyebilmek için yazdı, bizler de okuduk.


Bu gönderinin yazarı sevgili Umut Kaygısız’ı sosyal medyada takip etmek ve tüm yazılarından anında haberdar olmak isterseniz linkten sayfasını ziyaret edebilirsiniz. https://instagram.com/umut.kaygisiz.7