Çağatay almak kimdir

Gezgin Röportajları | Çağatay Alpak @roadandme

Düşük bütçeli seyahatler, sırt çantalı gezginler, otostopla dünyayı gezmek son zamanlarda ülkemizde seyahat anlamında en çok konuşulan şeylerden birkaçı. Dünyayı cebinde çok az parayla gezen, otostop çekerek ülkeden ülkeye atlayan onlarca Türk gezginimiz var. Çağatay da doktor olarak çalıştığı sırada işinden istifa edip dünyayı otostop çekerek, düşük bütçeyle gezmeye karar verenlerden. Bugün Çağatay’ın, seyahat kararıyla 180 derece dönen dünyasını dinleyeceğiz. Çağatay Alpak kimdir ? Nedir? Necidir? Ne iş yapar? Değirmenin suyu nereden geliyor? Hepsini sizin için sordum.

ÇAĞATAY ALPAK KİMDİR?

  1. Bize biraz kısaca kendinden bahseder misin?

Herkese selamlar. Acele etmeden ve sessizce hayatını sıradışı yapmaya çalışan sıradan bir insanım. İzmir’de doğup büyüdüğüm için olsa gerek, deniz aşığı bir insan oldum hep. Sanırım yine bu yüzden üniversite bitince hekim olarak atandığım Karadeniz’i de çok sevdim.

  1. Ne zamandan beri seyahat ediyorsun?

Bir yılı biraz aşkın bir süredir yoldayım.

Çağatay Alpak Kimdir

  1. Peki, Türkiye’nin en geçerli ve tabiri caizse en yeri sağlam mesleğini bırakıp yollara düşmene sebep olan neydi? Neden seyahat?

Sadece bu ‘geçerli ve yeri sağlam meslek’ yaftasından dolayı bile aptal olduğumu düşündü herkes. Mesleğimi sevmediğimi düşünenlerin sayısı da bir hayli fazlaydı. En yakın dediklerim bile nankör olduğumu geveleyip durdular. Yaptığım şey çok basitti aslında; uzunca bir süre sonunda hayatımda ilk kez hiçbir toplumsal normun etkisinde kalmadan tamamıyla kendi kararım olan bir değişiklik yapmak. Mesleğim ise bu değişiklikten etkilenen parçalardan sadece biri. Para için yapmış olduğunuz bir şey sizin ihtiyaçlarınızı tanımlar, kişiliğinizi değil. O yüzden yaptığı işin değerini kendi karakteriyle denk tutup kazandığı parayla ölçmeye çalışanların zoruna gidebilir yaptığım şey.

Sorunun ikinci kısmı ta lise zamanlarına uzanıyor. Yazmaya kalkarsam okumak saatler sürebilir. O yüzden şimdilik geçiyorum. (Gülüyor)

  1. Bu yolculuktaki motivasyonun neydi? Yani yola çıkarken kendine neler yapacağını veya yapmayacağını söyledin?

Motivasyona hiç ihtiyacım olmadı. Bir ”bucket list” yaparak çıkmadım. Ya da ”şuraları görmeye, falanca yerde çalışmaya gidiyorum” demedim. Herkesin yaşadığı gibi yaşıyorum aslında. Farklı meslekleri denemek, farklı kültürlerin içinde yaşamak, farklı iklim şartlarına uyum sağlamak garip geliyor insanlara. Birileri de çıkıp ‘dünya turu’, ‘gezgin’, ‘otostopçu’ gibi kısıtlamalar koyunca herkes ”Ne zaman dönüyorsun?” diye soruyor. ‘Görülmesi gereken 10 yer’i arıyorsanız, o kişi ben değilim.

  1. Yola çıkmadan önce takip ettiğin, seni harekete geçiren bir gezgin var mıydı?

Kocaman bir hayır. Çünkü; herkesin kendi hayalleri, kaygıları, yolculuğu var. İçinden gelen birşeyler var ve o an harekete geçemiyorsan vakit geldiğinde taşacaktır mutlaka. Taştığında orada olman önemli. Teknik konuları dışarıda bırakarak söylüyorum bunu; başkalarının hayaline yamanmaktansa hayal kurmayı öğrenmek daha akıllıca olur. Bunun da eğitimini en iyi yazar ve şairlerin verebileceğine inanıyorum. Bu bağlamda beni harekete geçiren birkaç yazar oldu elbette.

  1. Gittiğin yerler hep Asya tarafında. Bu yolculukta nereleri gördün ve gittiğin yerleri neye göre seçiyorsun?

Gürcistan’dan başlayıp Azerbaycan’a geçtim. Oradan Iran’a geçip çok güzel insanlarla çok güzel 2 ay geçirdim. Daha sonra Hindistan’a, oradan da Malezya’ya… Malezya’dan Tayland’a geçip yaklaşık 1 ay gezdikten sonra ülkeyi sevdiğimi hissettim. Bu yüzden Tayland’da bir müddet yaşamaya karar verdim.

Belli bir rotam ya da zaman sınırlamam olmadığı için genelde yolda belli oluyor herşey. Birkaç örnek vereyim. Gürcistan’da iken aklımda kuzeyden Moğolistan’a kadar gitmek vardı. Ancak Azerbaycan’a geldiğimde burnumdaki buz parçaları, kaşlarıma düşen kar ve popomu hissetmemeye başlamam ”yeter ulen, soğuk soğuk nereye kadar” dedirtti. Böylece İran’da buldum kendimi. Tabii ki İran’ın buz gibi gecelerinden haberim yoktu o zamanlar. Malezya’nın bir adasındaydım. Tayland’a girmek aklımın ucundan geçmezken biri laf arasında ”Ben Tayland’a gidiyorum” dedi. Ben de işsizliğimin sınırlarını zorlayıp ”Dur yav ben de geleyim seninle.” dedim. Misafirleri uğurlamak için apartman girişine kadar inen koca yürekli bir baba gibiydim o gün.

  1. Yalnız mı geziyorsun?

Ne zaman yalnız gezmeye kalksam birileriyle bitiriyorum yolculuğu. Sanırım kaderim bu. Ancak soru tercihimle ilgili olsaydı, yalnız gezmek derdim kesinlikle. Ama şimdiye kadar kimseye daha yolun başındayken ”Ben tek geziyorum, sen yoluna ben yoluma.” demedim, ayrı bir keyif çünkü o da.

  1. Peki, bu değirmenin suyu nereden geliyor? Birikmiş paran var mıydı? Yoldayken çalıştın mı?

Çalıştığım dönemde biriktirdiğim bir miktar param var. Bir kısmını acil durumlara ayırmakla birlikte kalan kısmına da sırtımı yaslamıyorum. İran’dan itibaren gezdiğim bazı yerlerde ama tek ama başkalarıyla, ukulele ve mızıka çalarak para kazandığım oldu. Ancak bunu hiçbir zaman iş haline getirmedim. Tayland’da yaşamaya karar verince güzel tesadüfler sonucu iş imkanı çıktı karşıma. 6-7 aylık bir iş serüvenim orada var yalnızca.

  1. Bize biraz Tayland’daki İngilizce öğretmenliği serüveninden bahseder misin? Herkes işi nasıl bulduğunu, nasıl çalışma izni aldığını merak ediyor mesela.

Kısa bir süre önce sosyal medyada uzunca bir paylaşım yaptım konuyla ilgili, arzu edenler orada giderebilirler meraklarını. (Çağatay’ın yazısına buradan ulaşabilirsiniz.)

Çağatay Alpak Kimdir

  1. Bir de düşük bütçeli gezmek diye bir şey var ya hani. O tam olarak nedir?

Couchsurfing, otostop, sokak yemekleri gibi tasarruf yöntemlerini bilmeyen yok artık. O yüzden ”düşük bütçeli gezmek ne değildir?” e değinmek daha doğru geliyor bana. Genelde ”temel” ihtiyaçları giderebilecek bir bütçeyle gezmek olarak görülür düşük bütçeli gezmek. Ancak yolculuk uzun sürecekse sanki rutin (gerçi seyahatin de kendi içinde rutinleri var ama konumuz bu değil. Hayatını yaşamaya devam ediyormuşsun gibi harcama yapmak akıl sağlığı açısından daha makul görünüyor. Haftada bir kez akşam yemeğini dışarıda iyi bir yerde yiyorsanız düşük bütçeyle gezerken de bunu yapabilmek gerek. Ya da günlerce hostellerde, başka insanların evinde kaldıktan sonra güzel bir otel odasında kalmak da temel ihtiyaçtır. Aile evinde nasıl her gün aynı yemeği yemek istemiyorsan, yoldayken de sağlığını düşünüp kendini sıkmamalısın. Ya da bir listeniz varsa ve o listedeki bir müzenin giriş ücreti can yaksa da değeceğini, mutlu olacağınızı düşünüyorsanız gidebilmelisiniz.

Kısacası ”ihtiyaç” dediğimiz şeyler yalnızca fiziksel değildir.

Zaman kavramının kaybolduğu bir yaşamın içinde, kendine küçük hatırlatmalar yapmak; morali her zaman yükseltir. Bu da bir ihtiyaçtır seyahat ederken. Ancak ihtiyaç ile gereksiz harcama arasındaki dengeyi iyi kurmak gerekiyor. Tüm mesele biraz matematik aslında. Biraz sert gelebilir şimdi söyleyeceğim şey ama ”Sokaklarda yatıyorum!”, ”Parasız geziyorum!”, ”5 lirayla yola çıktım!”, ”10 lirayla dünya turu yapıyorum!” gibi beylik laflar edenlerin samimiyetsizliğini; uçak bileti almaları gerektiğinde arkadaşlarından adeta para dilendiklerini (veya içi dolu banka hesaplarını kullandıklarını), gerçekten bir evi olmadığı için sokakta yaşayan bir aileyi gördüklerinde sırt çevirdiklerini, çantalarındaki binlerce liralık ekipmanla çektikleri fotoğrafları sosyal medyada paylaştıklarında yüzlerinin aldığı şekli, vize masraflarını çıkarmak için sokakta birşeyler satmaya çalıştıklarında önlerindeki kartona ‘açım’ yazdıklarını gördüğümde anladım.

‘Parasız gezmek’ kavramı, gözümde değeri olmayan bir şey o yüzden. Ve en kötü tarafı, yaptığımız şeyin değerini bu kadar ayaklar altına alanların çoğunun tek amacının bundan gelir ya da sahte bir şöhret sağlamaya çalışması. Kusura bakmayın arkadaşlar ancak aklı başında hiçbir firma, sadece ürün resmini paylaştınız diye sizi desteklemez. Niye sinirlendim ki ben şimdi? (Gülüyor)

Çağatay Alpak Kimdir

  1. Günlük bütçen yaklaşık ne kadar oluyor? Konaklama, yemek gibi ihtiyaçlarını nasıl karşılıyorsun?

Hiç para harcamadığım günler de oluyor, 50 dolar harcadığım günler de. Sayı vermek doğru olmaz ama birkaç ay içinde herkes az çok bir ortalama günlük harcama çıkarır kendine. Bu ortalamayı kayıt altına almadım hiç. Zaten herkesin ihtiyaç-gereksiz harcama dengesi farklı olacaktır. Konaklamayı genelde herkesin bildiği couchsurfing uygulamasını kullanarak, hostellerde kalarak, yolda tanıştığım insanların evlerine misafir olarak sağlıyorum. Yemek konusuna gelirsek oldukça kaygısız, vurdumduymaz bir sindirim sistemim var; ne yollasam kabul ediyor sağolsun. O yüzden gittiğim her yerde ucuz ve lezzetli sokak yemekleri ilk tercihim oluyor.

  1. Yoldayken yaşayıp da seni çok etkileyen, eğer yolda olmasaydın deneyimleme fırsatı bulamayacağın bir anın var mı?

Yol anılarım içinden yolda olmasaydım deneyimleme fırsatı bulamayacaklarım, buraya yazabileceğim şeyler değil.

  1. Hiç başın derde girdi mi?

Güvenlik güçleriyle genelde sınır kapılarında yaşanan ufak tefek sorunlar dışında bir sorun yaşamadım.

  1. Şimdiye kadar seyahat ederken yaptığın en uçuk şey neydi?

En uçuk değil belki ama beni gülümseten anılardan biri. Güzel bir mekanda güzel bir müzik grubunu dinliyorduk Tayland’da. Bir baterist bir de gitarist vokal vardı sahnede. Bir anlık gazla sahnede arkalarına geçip cebimdeki mızıkayı çıkardım. Gitaristle bir saniye bakıştık ve “Solo, şimdi!” dedi. Kırk yıllık müzisyen edasıyla olayı yadırgamayıp solo atmaya çalışmam o an o ortamdaki en uçuk ve en saçma şeydi.

  1. Kendini bundan 3 sene sonra nerede görüyorsun?

Yolda.

  1. İlerleyen zamanlarda gerçekleştireceğin projelerin var mı?

Güzel şeyler olacak elbette ancak ‘popüler’ şeyler olmayacağı için haberi olmayacak muhtemelen kimsenin.

Çağatay Alpak Kimdir

  1. Seni takip etmek istersek nerelere bakmalıyız?

Şimdilik yalnızca instagram hesabımı kullanıyorum. Gelişmeleri oradan takip edebilirsiniz.

Çağatay Alpak’ın Sosyal Medya Hesapları

Instagram: @roadandme

Merak ettiğiniz başka bir şey varsa sayfanın sonundaki yorum kutucuğunu doldurarak sorabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

error: içerik korunuyor
%d blogcu bunu beğendi: