insan neden vegan olur

İnsan Neden Vegan Olur?

Birçok insanın mangal yapmaya bayıldığı, mangalın da çok güzel sayıldığı bir dünyada bir insan neden vegan olur ? Yahu et yemeden nasıl yaşanır merak ediyor musunuz? Hemen anlatayım.

Ben vegan olmaya çok yaklaşmış olan bir vejetaryenim. 7 senedir kırmızı et, 5 senedir herhangi bir hayvanın etini tüketmiyorum. Kısaca hayvan diyorum çünkü aksi halde “Balık da mı yemiyorsun?” diye soruluyor. Bunca zamandır düzenli ve doğru beslenme sayesinde hiçbir sağlık sorunu yaşamadan bu şekilde beslenmeye devam ediyorum. Son zamanlarda süt, yumurta, peynir, bal gibi hayvansal ürünler tüketmeyi de bıraktım.

Bu şekilde beslenmeyi tercih etmemin en büyük sebeplerinden biri hayvanlara karşı olan sevgim. Bu sevgiyi doğaya duyduğum saygı ve dünyayı kirletmek istemeyişim takip ediyor. Tercih sebeplerimin yanında bu şekilde beslenmeyi gerçekten çok seviyorum. Sevmemin en büyük sebebi tıka basa doyduğumda bile inanılmaz hafif hissetmem ve bitkilerden, otlardan daha fazla yararlanabileceğim yöntemleri öğrenmem. Her yeni bir şey denemek istediğimde başka yeni şeyler öğreniyorum. Kendi sağlığımı düşünerek doğru bilgiye ulaşmak için sürekli araştırıyorum ve bu sayede bilinçleniyorum. Bu şekilde ilerleyerek zaman içinde muazzam bir değişikliğe uğruyorsunuz. Alacağınız şeylerin içeriklerini okuma alışkanlığı kazanıyorsunuz ki vücudunuza aslında bilmeden neler soktuğunuzun farkına varıyorsunuz. Bu alışkanlık zamanla kullandığınız kozmetik ürünleri, sabunları, şampuanları da sorgulamanızı sağlıyor. Bu sayede içinde ne olduğunu bilmediğiniz hiçbir şeyi vücudunuza temas ettirmeme özgürlüğünü ediniyorsunuz. Normalde et tüketirken aklınıza bile gelmeyecek birçok faydalı, protein deposu sebze keşfetme imkanınız oluyor. Zaten yapılan araştırmalar düzgün bir bitkisel beslenmeyle tüm protein ihtiyacının karşılanabileceğini gösteriyor.

Benimkisi bir tercih meselesi. Başka alternatiflerim olduğu sürece canlılara zarar vermeyi reddediyorum. Sömürüye karşı çıkıyorum. Sadece yiyecekler değil aynı zamanda kullandığım kozmetik ürünler, şampuanlar, el kremleri, giyecekler konusunda da dikkatli davranıyorum.

BİR İNSAN NEDEN VEGAN OLUR?

Veganlıkla ilgili söylenebilecek ne varsa zaten vegan çevreler tarafından çoktan söylendi. İnsan biyolojisinden tutun da işin ahlaki boyutuna kadar uzanan uzun listeler yapmak mümkün. Ve bunlara karşı ‘ ama hayvansal protein…’ tabusu dışında pek bir dayanağı olmayan önermeler ortaya atmak da artık modası geçmiş bir savunma taktiği. Ben bunları şimdilik bir kenara bırakıp sizi bir insan neden vegan olur konulu ufak bir gezintiye çıkarmak istiyorum.

Toplumun şimdiye kadar alışılmışın dışında olan fikirlere verdiği tepki hayatımızın her alanında gözlemlenebilir durumda. Bu fikirler arasında şanslı olanlar moda haline gelerek varlıklarını sürdürebiliyorlar. Bir kısmı da ‘marjinallik’ olarak nitelendirilip şahsi çıkarlar için kullanılıyor. Vegan hayat tarzı ise toplumsal geleneklerle ve alışılmış uygulamalarla fevkalade çelişiyor. Bu konuda beni en çok rahatsız eden şey et yiyen insanların bazı sebepler yüzünden bunun tam tersini yapmayı tercih eden insanlar ile içinde oldukları ‘kavga’. Kavga diyorum çünkü bu konu açıldığında et yenmemesi halinde uğrayabilecekleri herhangi bir zarar olmamasına rağmen hatrı sayılır bir savunma mekanizması geliştiriyorlar. Ben buna sebep olarak suçlandıkları hissine kapılmalarını görüyorum. Et yiyen birisi bu sektöre ister istemez katkıda bulunduğu için hayvanlara karşı yapılan zulmün onun yüzünden gerçekleştiğini kabul etmek istemiyor. Açıkçası bunun kadar doğal bir tepki de göremiyorum.

Et Yemek Çok Sağlıklıdır

Hayvansal besinleri tüketenlerle şimdiye kadar asla “senin yüzünden oluyor” tartışması yapmadım. Bu önerme doğru olmasına rağmen tartışmasının yapılmasını gereksiz görüyorum. Çünkü hayvansal ürünler tüketmek bir seçim değildir. Doğduğumuz günden bu güne et yememek gibi bir şansımız olduğu hiç birimize öğretilmedi. Aksine et yenmediği taktirde bunun biyolojik olarak birçok soruna sebep olacağı söylendi. Ve et yemek etrafı zorunluluk olgularıyla örülmüş vaziyette insanlığın hayatını sürdürebilmesi için gerekli en önemli yapı taşı olarak beslenme zincirindeki yerini aldı. Dolayısıyla hayvansal ürün tüketmek bir seçim değil, bir alışkanlıktır. Bu yüzden şimdiye kadar hayvansal proteine ihtiyacı olduğu yönünde eğitilen bir birey için ‘senin yüzünden oluyor’ gibi bir yüklenmenin doğru olmayacağı kanaatindeyim.

Et Yemezsek Ölürüz

Daha kötüsü insanların ‘et yemezsek ölebiliriz’ tarzı bir ifadeye sanki ailelerinden biriymiş gibi bağlı olmaları. İşin aslı şu, bir yalanı ne kadar çok söylerseniz o kadar çok inandırıcı olur. Aynı yalanın büyük kitleler tarafından kabul edilmesi halinde ise önü alınmayacak bir gerçeklik yaratmış olursunuz. Açıkçası şimdiye kadar et yemediği ya da hayvansal ürün tüketmediği için ölen birini görmedim. Ama et yiyen herkesin çevresinde ya vegan ya da vejeteryan olup da ciddi sağlık sorunları yaşayan insanlar olduğunu duydum. Bu noktada ufak bir hatırlatma yapmayı faydalı görüyorum. Her ne kadar şu vegan olduğu için çeşitli rahatsızlıklar yaşayan komşuları, teyze-hala kızlarını ve bir tanıdığın tanıdıklarını hesaba katarsak ülke nüfusunun yarısına merdiven dayıyor olsak da, büyük çoğunluğu hayvansal ürünler tüketen bir ülkede yaşıyoruz. Ve bu ülkede TUİK’in 2016 verilerine göre toplam sağlık kurumu sayısı 32.980. Bu vesileyle ‘vegan ya da vejeteryan olduğu için sağlık sorunu yaşayan insanlar önermesine savunma olarak madem hayvansal ürünler kullanarak ihtiyacımız olan bütün besinleri alabiliyoruz, o zaman hala neden sağlık sorunları yaşıyoruz diye sormalı mıyız? Yani vegan ya da vejeteryan olup da sağlık sorunları yaşayanlar genelde bir komşunun eltisiyken ben size vegan ya da vejeteryan olmadan sağlık sorunu yaşayan insanların uzun bir listesini kendi ailemden başlayarak yapabilirim.

Veganların B12 İhtiyacı

Şimdi ben bir şey tartışmak veya önermek derdinde değilim ama yazıyı okuyup B12 vitamini konusunu açanlar olacaktır, yılların tecrübesi. Çok isterseniz B12’yi takviye olarak alabilirsiniz. Bu şekilde alınan B12’nin doğal olmadığını iddia edenler de olabilir. Unutmayın, yediğiniz et de doğal değil, o eti yediğinizde aldığınız B12 de doğal değil. Çünkü ne yazık ki günümüzde hayvan beslemeleri de doğal yollarla yapılmıyor. Yetişkin bir birey et yiyerek aldığı proteinden çok daha fazla katkı maddesini vücuduna alıyor.

Süt İçmekte Ne Var Ki?

Süt üretimi aralarında en zararsız görülen şeylerden biri olduğu gibi bence insan neden vegan olur sorusunun da en net cevaplarından biri. Bir canlının süt verebilmesi için hamile kalması gerekiyor. Yani süt sandığımız gibi öyle gökten zembille inmiyor. Şimdi, bu sektörün damgasını taşıyan ortalama bir ineği ele alalım. İlk önce ineğin hamile kalması gerekiyor. Bunun olması için dişinin ve erkeğin keyfinin gelmesini beklemiyorlar tabii. Dişi suni yöntemlerle -genelde ya metal borular ya da bildiğimiz insan eli ile- döllendiriliyor. Hamilelik sürecinde ineğin ürettiği süt kendi yavrusuna yetecek kadar olduğundan ve bu sütün biz insanlara da yetmesi gerektiğinden sektör bu sütü 3-4 katına çıkarmak adına ineğe hormonlar veriyor. Doğan yavru daha ilk sütünü dahi içemeden inekten ayrılıyor ve o da hizmet basamağındaki yerini alıyor. Anne muhtemelen memelerini taşımakta güçlük çekiyor. Ama neyse ki memelerine tuhaf şeyler bağlanarak sütü sağılıyor. Ve bu tuhaf şeyler ineğin canını yakmasının yanında memelerinde iltihaplanmalara sebep oluyor. Ve bu şekilde inek sürekli hamile bırakılarak süreç devam ediyor. Bir ineğin ortalama ömrü 22-24 yıl arasında olmasına rağmen bu endüstri için verimli ömür 6-7 yıl olduğundan çoğu bu yaştan sonra kesiliyor. Şimdi yavrumuza geri dönelim. Anne sütünden mahrum kaldığı için gelişimi sekteye uğrayacak olan buzağı neyse ki birçok hormon sayesinde hayata tutunmayı becerebiliyor. Daha sonra dişi olması halinde 6-7 sene boyunca annesiyle aynı kaderi paylaşıyor. Erkekse de muhtemelen yeterli büyüklüğe ulaştığında kesiliyor. İşte bu hayvansal ürünlerden en masumu olan süt sektörüne ilişkin ufak bir bilgiydi.

İnsan Etçil Mi Otçul Mu?

Bu aralar en çok ilgimi çeken şey ise insanın etçil mi yoksa otçul mu olduğu tartışması. Genel görüş insanın hem etçil hem de otçul olduğu yönünde. Şimdi insanın biyolojik özellikler açısından otçullara daha yakın olduğunu biliyoruz. Açıkçası pençelerimiz olmadığı için otçuluz demek bana biraz sığ geliyor. Yani netice olarak av halinde pençe niyetine zekamızı kullanarak avlanacak araçlar yapıyor da olabiliriz. Ama mesele bu değil. Mesele şu; Bir inekle birlikte bir muz adasına düştüğünüzü ve muzdan tiksindiğinizi varsayalım. Karnınızı muzla doyurablidiğiniz sürece ineği öldürüp yemek aklınızın ucundan bile geçmeyecektir.
Bunun akabinde ben kendimi etçil olarak görmüyorum. Çünkü ben yaşam savaşı vermediğim ve alternatifim olduğu sürece hiçbir canlıyı kafese tıkamam ya da ellerimle avlayıp, derisini yüzüp yiyemem. Bu tamamen kişisel bir tercih.

Hayvanlar Üzerine Yapılan Deneyler

Gelelim hayvansal deneylere. Bunlardan en çok canımı yakan kozmetik sektörü. Kozmetikten kastım yalnızca makyaj malzemeleri değil. Aynı zamanda sabunlar, şampuanlar, saç kremleri, diş macunları… Kısaca aklınıza gelebilecek her şey. Her şey insanlar için tarzında bir sloganları var bunlardan birinin. Her şey insanlar için mi bir durup düşünmek lazım. Kozmetik ürünler kullanmazsak hiçbirimiz ölmeyiz. Öleceğini iddia eden varsa da hayvanlar üzerinde deney yapan firmalar yerine biraz dikkat ederek diğer firma ürünlerini tercih edebilir. İki dakikamızı harcayarak hayvanlar üzerinde deney yapmayan firma ürünleri bulmak çok zor değil. Ürünlerin içeriklerini okuyabilir, vegan logoları öğrenebilir veya internette oluşturulmuş listelere bakabiliriz. Hatta tüm firmalara mail ile ulaşabilir ve ürünleri hakkında bilgi isteyebilirsiniz. Genelde kısa sürede cevap veriyorlar. Ya da isteyen evinde kendi kozmetik ürünlerini de yapabilir. Bunun için bildiğim şöyle bir site var mesela. Ev temizliğinde kullanabileceğiniz temizlik maddeleri için de aynı şekilde insan sağlığına ve çevreye duyarlı markalar kullanabilirsiniz. Vegan sertifikası olan ve kimyasal ihtiva etmeyen tamamen bitkisel doğa dostu temizlik malzemeleri üreten U Green Clean markası bunlardan biri.

İlaç Sektörü

İlaç sektöründe de durum aynı. Canına yandığımın kapitalizmi kendi kendine bir sektör kuruyor, arkasından bu sektörün insan vücudunda sebep olduğu zararlar için ilaç üretiyor. Piyasadaki birçok ilacın farmakolojik olarak bir etkisinin olmadığı, tamamen placebo etkisine dayandığını mutlaka duymuşsunuzdur. Bununla birlikte ilaçların diğer rahatsızlıkları tetiklemesi ve başka ilaçların kullanımını gerektirmesi de mükemmel bir denge. Peki ya hastalıklarla nasıl baş edeceğiz? Bu konuda bir sürü bitkisel çare var. Tabi artık günümüzde zararların bitkilerle çözülemeyecek kadar ciddi boyutlar almasını mı ele alalım yoksa bitkilerdeki deformeleri mi sayalım bilemiyorum.

Vegan Paket Ürünler Kapitalizmin Oyunudur

Gerçekten öyle midir değil midir tartışılır ama en başta hiç kimsenin o ürünleri almak için kafamıza silah dayamadığını idrak etmemiz lazım. Unutmayalım, en sağlıklı beslenme içinde ne olduğunu bildiğimiz şeyleri tüketerek olur. Vegan da olsa paket ürün satın almak zorunda değiliz. Onun yerine taze gıdaları tercih edebiliriz. Hatta ondan da iyisi imkanımız olması halinde kendi ürünlerimizi kendimiz yetiştirmektir.

Alışkanlıklar

Et yemenin alışkanlıktan ibaret olduğuna dair eklemek istediğim bir şey daha var. Bizim coğrafyamızda kedi ve köpek dost, inek, kuzu gibi hayvanlar ise yenilebilir hayvanlar olarak biliniyor. Buradan biraz uzağa, Hindistan civarına gidecek olursak bizim yediğimiz hayvan kutsal sayılıyor. Biraz daha gidersek de rahatlıkla kedi ve köpek yendiğini gözlemleyebiliriz. Pazarlardaki kedi köpeklerin öldürülüp derilerinin yüzüldüğünü gördüğünde ağlayan arkadaşlarım oldu. Ve işin ilginç tarafı bu arkadaşlarımın hepsi de et yiyordu. Burada devreye giren geleneklerin etkisini umuyorum ki anlatabilmişimdir.

 Vegan Ürünler de Üreten Hayvansal Ürün Zincirleri

Bazı veganlar vegan ürünler üreten hayvansal ürün zincirlerinden alışveriş yapmayı reddediyorlar. Ancak ben bunu faydalı ve gerekli buluyorum. Çünkü insanların çoğunun veganlığı bir seçenek olarak görmemesinin en büyük sebebi vegan ürünlere erişimlerinin kolay olmaması. Eğer vegan ürünler daha erişilebilir olursa seçilmeleri de daha kolay olacaktır. Muadil olduğunu ve bunu elde etmenin kolay olduğunu bilenlerin vegan olmayı tercih etmeleri de ihtimal dahilinde. Ve bir müddet sonra eğer başarılı olunursa vegan ürünlere talep daha fazla olduğunda üretimler de buna göre yapılacaktır.

Hayvansal Ürün Sektörü

Netice itibariyle yıkılması gereken büyük tabulardan ve alışkanlıklardan; ayrıca maddi anlamda ciddi getirisi olan bir iş kolundan bahsediyoruz. Hayvancılık sektörü günümüzde ciddi bir ticari boyuta ulaştığı için kısa vadede önünü kesmenin bir yolu olduğunu sanmıyorum. Varlık olarak bilinçlenmesi uzun süren bir kesime ait olduğumuz gerçeğini de kabul etmek gerekir.

Bir yorum

  • orkun

    selam,
    guzel bir derleme olmus, tesekkurler. satir aralarina bir seyler eklemek istiyorum:
    vegan beslenmeye baslayinca, ‘neyden eksik kaliyorum, nasil tamamlarim’ gibi bir dusunceyle farkinda olmadan hizli bir beslenme egitimine giriyorsunuz, kendi adima besin nedir, doymak nasil olur, yemeklerin tadlari nasildir, hepsini vegan olduktan sonra ogrendim diyebilirim.
    ayrica yan etkilerine de deginmek istiyorum,
    iklim krizinin 1 numaralı sebebi insanların beslenmek için et tüketme tercihleri, tarim ve ormanlik alanlar ve su, bu sebepten kaybediliyor. ayrica havaya salinan gaz da etkin
    sebze ve meyveden cikan artiklar kompostla donusturulerek verimli toprak uretilmesi saglanir.

    son olarak, sizi de vegan olma cabanizdan oturu kutlarim.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

error: içerik korunuyor
%d blogcu bunu beğendi: