karavanda yaşamak

Karavanda Yaşamak | Anne, baba, çocuk, çekme karavan @karavancango

Bir süre önce hayalini kurduğum karavan yaşamı için attığım adımları Karavana Adım Adım serisi ile paylaşmaya başlamıştım. Paylaştıklarım çoğunlukla nasıl bir karavan istediğime, karavanların genel itibariyle nasıl olduğuna, yasal prosedürlerin nasıl işlediğine dair şeylerdi. Henüz karavanda yaşamayı deneyimlemediğim için karavanda yaşamak nasıl bir şey sorusuna ben cevap veremiyorum. Bunun için de hali hazırda karavanda yaşayanlardan yardım almak için karavanda yaşayan Türkler yazıları hazırladım. Bu yazılarda karavanda yaşayanlar deneyimlerini kısaca anlatmıştı. Ama gelen sorular bir iki paragrafla açıklanmayacak kadar fazla olunca karavanda yaşayanlarla uzun uzun röportaj yapmak istedim. Bu röportajların karavan yaşamını merak edenler için çok faydalı olacağına eminim.

Bir Ailenin Gözünden Çekme Karavanda Yaşamak

İlk röportajı çekme karavanda yaşayan Zehra ve Eray ile yaptık. Onların karavan yaşamı oldukça yeni sayılır. Eylül 2018’de karavanda yaşamaya başlamışlar. Bu yüzden deneyimleri oldukça önemli çünkü büyük ihtimalle hala deniyorlar, hala doğru olanı bulmaya çalışıyorlar ve bu sayede bizim de onlarla birlikte canlı canlı öğrenme şansımız oluyor. Instagram hikayelerimde onlarla röportaj yapacağımı söylediğimde çok fazla soru gelmişti. Özellikle karavanın ne kadara mal olduğu, güvenlik için ne yaptıkları, elektrik ve su ihtiyaçlarını nasıl karşıladıkları çok fazla kişi tarafından soruldu. Sizden gelen soruların hepsini sordum, cevaplarını aldım. Bunlar dışında bir sorunuz olursa yazının altından, yorumlar kısmından iletmeyi unutmayın. Keyifli okumalar!

Karavancango’nun Anlatımıyla Karavanda Yaşamak

karavanda yaşamak

Sizi biraz tanıyabilir miyiz? Zehra, Eray ve İdil kimdir, neler yapar, hayattan nasıl keyif alırlar?

Merhabalar herkese. Ben Zehra. 32 yaşındayım. Mardinliyim. Mersin’in Gülnar ilçesinde İngilizce öğretmeni olarak görev yapıyorum. Eray da 34 yaşında, Niğde Kemerhisar doğumlu. Matematik öğretmeni. Mersin’in Mut ilçesinde görev yapıyor. İdil ise Ocak’ta 4 yaşına girecek. İşi gücü gezmek, okumak (bize okutmak) ve dans etmek olan bir kız. Eray’la Mersin’de ben üniversite son sınıftayken tanıştık. 3 yıl sonra da evlendik. Yaklaşık 8 yıl İstanbul’da yaşadıktan sonra hayallerimiz bizi Mersin’e sürükledi. Eylül 2018 itibariyle buralardayız. Gezmekten, yeni yerler ve insanlar tanımaktan, her fırsatta doğada olmaktan, konserlerden, sinema ve tiyatrodan, ailelerimiz ve arkadaşlarımızla vakit geçirmekten, bazen de yalnız kalıp kendi halimizle takılmaktan keyif alırız.

Soracak çok şeyim var ama hemen basit bir sorudan başlıyorum. Nasıl bir karavanınız var?

Karavanımız Avondale marka bir İngiliz karavanı. 4.65 m lik 750 kg altı bir çekme karavan. 4 kişilik yatak kapasitesi, duş, tuvalet, sıcak su sistemi, katalitik ısıtıcı, buzdolabı, ocak, 75 lt’lik temiz su deposu olan bir karavanda yaşıyoruz.

Neden çekme karavanı tercih ettiniz?

Çekme karavan tercih etme sebebimizin ilki motokaravanların fiyatlarının, vergilerinin ve sigorta bedellerinin çok yüksek olmasıydı. İkincisi ise ilk araştırmalarımızda çekme karavanın daha kullanışlı olduğunu anlamaktı çünkü bir yere bırakıp kendi aracınızla çevreyi daha rahat gezebilirsiniz. Fakat bu düşünce zamanla değişti ve bir panelvan alıp kendi karavanımızı yapma kararı ağır basmaya başladı. Sıradaki hayalimiz bu.

Siz karavanla gezmiyorsunuz bir de. Karavanda yaşıyorsunuz. Karavanda yaşama fikri nereden çıktı? Durduk yere birden “Hadi biz gidip biraz karavanda yaşayalım” mı dediniz? Nasıl cesaret ettiniz? Ne zamandır karavanda yaşıyorsunuz?

Karavanda yaşamak son yıllarda aklımızı sürekli meşgul ediyordu. Bunu yapabilmek için ilk başta yapılması gereken şey bir karavan almaktı. Kamplara gitmeye başladıktan sonra neden böyle bir hayat sürmüyoruz diye kendi kendimize sormaya başladık. Fakat İstanbul’da bulunduğumuz semt buna pek uygun değildi. Atama fikrini tetikleyen en önemli etkenlerden birisi buydu. Atamada birimiz Mut birimiz Gülnar’ın bir köyüne tayin olunca nerede yaşayacağımız sorusu ortaya çıktı. Üzerine uğraştığımız öğretmenlik harici işimiz evimizin Mersin merkez olması konusunda bizi ikna etti. Aslında eşyalarımızı bir depoya ya da ailemizin bir odasına koymayı da düşündük ama birincisi depo masrafı az değildi, ikincisi de ailelemizin evinde bunu sormaya cesaret edebileceğimiz bir yer mevcut değildi.

Sonuç olarak Mersin’de  bir ev tuttuk. Fakat mersin merkezden okullarımız 150 km civarında. Bu da gidiş gelişin çok yorucu olacağı anlamına geliyor. Onun için Silifke’yi okullarımız ve evin orta noktası kabul edip karavanımızı buraya sabitlemeye karar verdik. Eylül ayından beri okul günleri karavanda yaşıyoruz. Ailelerimiz en başta bu fikre çok karşı çıksa da artık alıştılar.

Nasıl cesaret ettiniz sorusu çok garip geliyor bize. Şu an yaptığımız şey aslında çok basit bir şey. İnsanlar ev sahibi olabilmek için yüz binlerce lira para biriktirmeye çalışıyorlar. Ama biz bir evin çok daha ucuzuna karavanda kalıyoruz. Ben onlara sormak istiyorum yüz binlerce lirayı bir eve yatırmaya ve onun içinde hapishane hayatı yaşamaya siz nasıl cesaret ediyorsunuz?

Karavancango ismi nereden geliyor?

Karavanı aldıktan sonra bir instagram hesabı açmak istedik. Buna bir isim düşündük fakat bulamadık. Eski okulumuzdaki Barış Ceylan hocama bu konuda çok teşekkür ediyorum. Kendisinin yazar ve senaristliğinin verdiği yaratıcılık ondan fikir ister istemez ortaya çıktı. Soyadımızın “Can” olması sürekli yollarda olmamız sebebiyle sonuna bir de “Go” ekledi.  (Go, İngilizce’de ‘Gitmek’ anlamına geliyor.) Ve karavancango ortaya çıktı. Sonrasında tekrar üzerine düşündüğümüzde “Zincirsiz Django” daki gibi zincirsiz oluşumuz ve İngilizce okunuşu “can go” da isimle bağdaştırabileceğimiz şeyler oldu.

Karavanınızla aynı zamanda seyahat de ediyor musunuz?

Evet, karavan alma sebebimiz bu zaten.

Seyahat etmediğiniz zamanlarda karavanınızı nereye park ediyorsunuz?

Şu an seyahat etmediğimiz zamanlarda karavanla yaşadığımız park yerine koyuyoruz. (Karavan park değil bu arada, bir marketin otoparkı.)

Karavan kültürü ülkemizde henüz yeterince oturmadı. O yüzden karavan büyük bir lüks olarak görülüyor. Karavanda yaşamakla bir evde yaşamayı lüks açısından karşılaştırmanızı istesem, neler söylersiniz?

Bir karavan fiyatı 15.000 ile 200.000 TL arasında değişiyor. Fakat en düşük ev fiyatı 200.000 TL. Hangisi lüks sizce? Karavanda yaşayınca evde ne kadar çok gereksiz eşyanın olduğunu görüyorsunuz. Lükse alıştıkça daha üstünü istersiniz fakat minimal yaşadıkça daha azıyla nasıl halledebilirim diye düşünüyorsunuz.

karavanda yaşamak

Memleketimizi biliyorsunuz. Çoğu zaman büyük ve geniş evlere sığma peşindeyiz ve buna rağmen en büyük derdimiz sığamamak. Minimal bir yaşam fikri çoğu insan için kabusa yakın bir şey. Siz minimal yaşamı nasıl buluyorsunuz?

Descartes’in güzel bir sözü var: “Karmaşık şeylerin güzel olduğunu düşünmek insanların ortak yanlışıdır.”  Bir şeyi ne kadar sadeleştirirseniz kafanız o kadar rahatlıyor. Eve girdiğinizde altı boyalı bir ayakkabı giyin ve bunu bir ay boyunca ev içinde normal yaşamınıza devam edin, bakın bakalım evin ne kadarı boyanmış. Göreceğiniz şey şu, zaten küçücük bir alanda yaşıyorsunuz! 

Mutlaka merak edenler olacaktır. Karavan size yetiyor mu? Yani hem vakit geçirme açısından olsun, hem çamaşırlarınızı yıkayıp asmak olsun, devamlı bu küçük alanda olmaktan daralmıyor musunuz?

Karavanımızda kitaplarımız ve dizüstü bilgisayarımız var. Bunlar karavan içinde zaman geçirmek için yeterli. Karavan toplam 9-10 m2.  Evet alanımız dar ama gönlümüz geniş. Tüm ormanlar, parklar, denizler bizim.  Sıkılanlar dışarı çıksın.

Ayrıca küçük bir alanda yaşamak bir aile olarak daha samimi ilişkiler geliştirmemize büyük katkı sağladı. Hayatın keşmekeşinde her ne kadar birbirimizi çok sevsek de ilişkilerimizde kopukluklar varmış. Bunu karavanda yaşamaya başlayınca fark ettik. Şimdi çok daha sağlıklı bir iletişim halindeyiz.  

Bu arada sahiden çamaşırlarınızı nasıl yıkıyorsunuz?

Yazın uzun süreli kamp yaparken çamaşırlarımızı elimizde yıkayıp ağaçların arasına bağladığımız iplere asıyorduk ve kısa sürede kuruyordu. Ama kışın haftanın tüm günleri karavanda kalmadığımız için çamaşırlarımızı biriktirip toplu bir şekilde evde yıkıyoruz. Fakat evsiz bir yaşamda çamaşırları yıkayıp fanlı ısıtıcının önüne astığınızda kısa sürede kuruyabilir.

Mektup, fatura gibi adınıza gönderilen şeyler olduğunda veya devlet daireleri ikametgah istediğinde ne yapıyorsunuz?

Bu sorunu geçenlerde banka Zehra’ya kartını gönderdiğinde yaşadık. ‘Silifke’de bir adresimiz yok, karavanda yaşıyoruz.’ diyince hayli şaşırdı kurye. En sonunda gidip kartı biz aldık. Diğer durumlar için ise şu an ikamet adresimiz olduğu için böyle bir sorunumuz yok. Olmadığı zaman anne babamızın adresine kaydolabilirsiniz ya da bir arkadaşınızın. Bunun için bir engel yok.

Güvenlik konusunda herhangi bir endişe duyuyor musunuz? Bunun için aldığınız özel bir tedbir var mı? Hani insanlar evlerine alarm taktırır ya da demir parmaklık yapar ya, sizin alabileceğiniz tedbirler nelerdir?

Şu an için bulunduğumuz bölge bu konuda çok sıkıntılı bir yer değil. Zaten bulunduğumuz park yerinin etrafı tellerle çevrili ve gece anahtarı bizde. Bu konuda endişelerimiz yok değil tabi. Çekme karavanlar bu konuda çok zayıf onun için ileride panelvanı karavan yapmak istiyoruz. Onlar hem dışarıdan bakıldığında dikkat çekmiyor hem de kapı pencereleri daha güvenli. Ayrıca çoğu kişiden silah bulundurma teklifi geliyor fakat karşı olduğumuz bir şey. Bazen insanlar anlattıkça mantıklı geliyor ama gene de satın almayı düşünmüyoruz. Biber gazı bunun için yeterli bizce.

Kızınız İdil karavanda yaşamaya nasıl bakıyor? Keyif alıyor mu? Sıkıldığı zamanlar oluyor mu?

Bu konuda en mutlu olan o. Olabildiğine özgür otoparkın içinde çocuk parkı da var sıkıldığında kendi başına oraya gidiyor. Yanında bulunmamız gerekmiyor, bisikletini rahatça kullanabiliyor. Dışarıda sıkıldığında içerde boyama, çizme etkinlikleri yapıyoruz, kitap okuyoruz. Zamanın nasıl geçtiğini anlamıyor. Bazen diğer karavancıların videolarını izlerken “Baba, anne biz de oraya gidelim.” gibi tekliflerde bulunuyor. Arkadaşlarıyla aynı ortamda bulunduğunda hepsi klasik konulardan konuşurken İdil gezip gördüğü yerler ve karavan yaşamından bahsediyor. Bunlar bile onun bu durumdan çok mutlu olduğunu gösteriyor.

İdil’in eğitim süreci nasıl işliyor bu arada?

İdil Zehra’nın okulunda bulunan anaokuluna kayıtlı şu an. Sınıflarında civar köylerden gelen -aslında bizim yaşamımıza çok uzak olmayan- çadırlarda yaşayan yörük çocukları var. Onlarla birlikte değişik oyunlar oynuyor (İstanbul çocuklarının çoğunun bilmediği, bizim de yeni yeni öğrendiğimiz oyunlar). Eğitimi konusu bizim kafamızı en çok meşgul eden konu. Alıp başımızı gittiğimizde ister istemez o da bir gün “Ben de diğer çocuklar gibi okumak isterdim.” derse ne yapacağız? Bu sorunu daha önce benzer durumu deneyimleyen ailelerle yapacağımız konuşmalar çözecek. Bu konuda endişe etmek için henüz erken. Vakti gelince bir yolu bulunur elbet.

Sizden gelen sorular

Çok güzel bir soru geldi. İlk onunla başlayayım. Karavanda yaşamaya ilk başladığınızda neyi yanlış yapmıştınız? Bir arkadaşımız bu soruyu öğrenelim ki biz de yanlış yapmayalım diye sormuş.

İlk günden büyük sorunla evren bizi sınadı açıkçası. Bizim su tankımız bildiğiniz 75 ltlik mavi varil. Bu varili evden çıkmadan doldurmuştum. Varilin altında karavanın çamurluğununun davlumbazı var. İkisi arasında da davlumbazın üstüne düşmesini engelleyen bir tahta parçası var. Bu tahta parçası suyu doldururken kaymıştı ve varil davlumbazı üzerine doğru yöneldi. Ben de bir şey olmaz diye önemsemedim. Park yerine geldiğimizde, arabayı ve karavanı park edip içine girdiğimizde karavanın içi simsiyah duman doluydu ve yangın alarmı çalıyordu. Varil lastiğe baskı yapmış lastiğin bir kısmı ve davlumbaz erimiş ve içeriyi iğrenç bir lastik kokusu kaplamıştı. Eğer çekme karavan kullanıyorsanız bu tarz şeyleri önemsememezlik yapmayın. Biz biraz şanslıydık bu durum daha vahim de sonuçlanabilirdi.

Karavanda günlük hayatı kolaylaştıracak birkaç pratik bilgi var mı hemen aklınıza gelen?

Şu an bunları kullanmıyoruz ama yeni karavanı yaparken düşüneceğimiz birkaç şey var. Mesela su tesisatı için ayak pompası var. Bu hem kullanışlı hem de su sarfiyatını azaltıyor hem de elektriğe ihtiyaç yok. Bir diğeri ise iki uzun demir boruya sağlam bir kumaş dikiliyor. Ebeveyn yatağının üstüne boruların yerleşeceği bir tahta ile çocuklar için ranza yapılabilir çocuklar yatmadığında ise yüklük olarak kullanılabilir. İlk aklımıza gelenler bunlar.

Kişisel bakım, tuvalet, duş gibi ihtiyaçlarınızı aracınızdaki tuvalet ve duşta karşılıyorsunuz sanırım. Sintineyi (kirli suyu) nasıl boşaltıyorsunuz?

Bizim karavanın kirli su tankı yok doğrudan yere boşalıyor onun için altına kova bidon vs koyuyoruz pis su oraya doluyor onu ve tuvaletin tankını arka bahçede bulunan vinç şirketinin tuvaletine boşaltıyoruz. Ayrıca doğaya zarar vermeyen şampuan, sabun ve bulaşık deterjanı kullanıyoruz olabildiğince. 

Su ihtiyaçlarınızı dışarıdan mı karşılıyorsunuz yoksa karavanda bir deponuz var mı?

Karavanda 75 litrelik bir varil şeklinde bir depomuz var. 

Sağlık sorunları yaşadığınızda bu sorunlarla nasıl baş ediyorsunuz?

Vitamin ve mineral şeklinde besin destek ürünleri kullanarak, bitkisel yollarla olabildiğinde hastalıklardan korunmaya çalışıyoruz ve bu konuda gayet iyi gidiyoruz şimdiye kadar. Olur da hastalanırsak da karavandaki canlılar olarak biz de dünyada yaşıyoruz ve hastaneler bize de hizmet veriyor.

karavanda yaşamak

Karavan vergisi çok olmuyor mu? Nasıl karşılayabiliyorsunuz? Yasal düzenlemeler sizin karavanınız için nasıl? Vergisi, trafik sigortası derken astarı yüzünü geçmiyor mu?

Bizim çekme karavanımız 743 kg yani 750 kg altı olduğu için kendileri her şeyden muaf. Yani muayene, vergi, sigorta hiçbirini ödemiyoruz.

Çok net cevaplar isteyen bir arkadaşımız bu karavan ne kadara mal oldu diye sormuş.

28524,50 ₺

Karavanınızda elektrik ihtiyacınızı nasıl karşılıyorsunuz? Güneş paneli kullanıyor musunuz?

Şu an sabit durduğumuz zamanlarda otoparkın arkasında bulunan vinç şirketinden alıyoruz elektriği. Geziye çıktığımızda kamplarda yaşam aküsü ile idare ediyoruz. Nisan’da karavanı aldık. Yavaş yavaş güneş paneli yaptırırız dedik. Dolar uçtu gitti. İlk fırsatta güneş panelini yaptıracağız.

İlk kez karavan kullanacaklar için neler tavsiye edersiniz?

Yola çıkarken kesinlikle bir kontrol listesi yapın. Hepsini onaylamadan yola çıkmayın. Hız kurallarına uyun 80km/s i geçmeyin ve yolculuğunuzun tadını çıkarın. Çekme karavan kullanıyorsanız dar sokaklarda dikkatli olun. Hatta mümkün olduğunca dar sokaklara girmemeye çalışın. Bir diğer önerimiz de, manzarasız, fahiş fiyatlı kamping alanlarına girmeyin; özgür takılın.

Son olarak, seyahatlerinizi ve deneyimlerinizi paylaştığınız bir mecra var mıdır? Size nasıl ulaşabiliriz?

Şuan için sadece instagram hesabımız aktif. Gerekli ekipmanları tamamladığımızda YouTube kanalımızı da aktif bir şekilde kullanacağız. Ayrıca Zehra yeni yeni “karavancango” isimli bir blog sayfası oluşturuyor. Bizim için her şey çok yeni. Birçok şeyi yolda öğreniyoruz. Öyle fenomen olalım diye kastığımız da yok. Tek derdimiz bu yaşam tarzını olabildiğince çok kişiye tanıtmak, ilham kaynağı olmak ve karavanla ilgili sorularına kaynak olabilmek ki biz ilk süreçlerde bu konularla ilgili çok az Türkçe kaynak bulabildik. Bu bizi üzdü açıkçası. Karavan hayatına biraz da olsa ışık tutabilirsek ne mutlu bize. Bize yer verdiğiniz için teşekkür ederiz. Sevgiyle kalın.

Karavancango ‘ya ulaşabileceğiniz adresler

Instagram: https://instagram.com/karavancango

 

Kendi aracımızı karavana dönüştürme sürecimizi okumak için buraya tıklayın.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

error: içerik korunuyor
%d blogcu bunu beğendi: