hindistan'da bisiklet sürmek

Hindistan’da Bisiklet Sürmek

Hindistan‘da bisiklet sürmek hakkında çok net ve iddialı bir giriş yaparak başlamak istiyorum. Hindistan ve bisiklet sürmek bence yan yana gelmemesi gereken nadir şeylerden. Bir örnekle açıklamak gerekirse soğanın üzerine çikolata sürüp yemek ne kadar abesse Hindistan’da turist olup bisiklet sürmek de o kadar abes. Şimdi böyle dedim diye yanlış anlaşılmasın, aynı zamanda o mükemmel doğanın içinde pedallamak bambaşka bir deneyim. Ama bir terazi hesabı yaptığınızda ne yazı ki ağır basan taraf bu taraf olmuyor. Hindistan’da bisiklet sürmeye ilişkin anlatacağım her şey tamamen kendi deneyimlerimden yola çıkarak vardığım sonuçları içeriyor. Tüm bunlara rağmen bence denenmesi gereken şeylerden biri. Ama bunları bilerek denemekte fayda var.

Hindistan’da Bisiklet Sürmek: Trafik

Birçok insan Hindistan’daki trafik yüzünden bisiklet sürmenin çok zor olduğunu düşünüyor. Ben bunun aksine çok kolay olduğunu düşünüyorum. Çünkü herkes kornaya bastığı için nereden araba geldiğini anlamak kolay oluyor. Bisiklet sürmek o açıdan son derece kolay. Ama aynı zamanda korna seslerine alışana kadar hatrı sayılır bir baskı ve sinir bozukluğu hissediliyor. Ana yollarda sürmenin köy yollarına göre daha zor olduğunu kabul edelim. Çünkü ana yollarda hem araç trafiği ve hızı daha fazla hem de dinlenmek için gölge bir yer bulmak daha zor. Şehir içindeyse hem korna sesinden hem de kalabalıktan insanın kafası çok yoruluyor.

Hindistan’da Bisiklet Sürmek: İnsan Faktörü

Hindistan’da özellikle bir turist olarak bisiklet sürmek insanlar yüzünden çok zor. Sizi 10 metrede bir durdurarak selfie çekilmeye çalışan insanlar düşünün. İzniniz alınmadan ağzınıza girecek kadar dibinize sokulmuş kameralar hayal edin. Bunların hepsine “Ne olacak canım?” diyor olabilirsiniz. Her durduğunuzda etrafınıza 10 kişi toplanıyor. Bu 10 kişi selam dahi vermeden sizi izlemeye başlıyor. Çoğu zaman bisikletlerinize dokunmaya, açık olan çantalarınızı kurcalamaya başlıyorlar. Aynı anda videolar ve fotoğraflar çekiyorlar.

Bu muameleye şehir içlerinde maruz kalmak çok can sıkıcı olmayabilir ama köyler arasında kimsenin olmadığı yollarda etrafınızın sarılması belli bir yerden sonra kafanızı çok yoruyor.

Hindistan’da Bisiklet Sürmek: Hava Sıcaklığı

Hindistan’da bisiklet sürmeyi zorlaştıran bir diğer faktör ise hava sıcaklığı. Genel olarak sıcak iklime sahip olan ülkede hava sıcaklığının yanında çok ciddi bir nem problemi var. Gölgede durup dinlemek istediğinizde bile esmeyen bir hava söz konusu. Sıcaklar yüzünden motivasyonunuz düşebileceği gibi aynı zamanda sürekli duş ihtiyacı hissedebilir, sıcak yüzünden sağlık problemleri yaşayabilirsiniz. Bunu önlemek için bisiklet süreceğiniz saatleri çok iyi seçmekte fayda var. Ben sabah 4’te uyanıp, çadırımı ve eşyalarımı toplayıp 5’te yola koyuluyordum. Öğlen 11-3 arasını bulduğum bir gölgede yemek yiyerek ve dinlenerek geçiriyor daha sonra tekrar sürmeye başlıyordum.

Hindistan’da Bisiklet Sürmek: Muson Yağmurları

Hindistan’da sıcaklardan daha etkili olan bir diğer şey Muson yağmurları. Muson mevsiminde hava sıcaklığının düştüğünü sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Aksine yapış yapış bir hava hakim oluyor. Ben hiç muson yağmurlarının altında bisiklet sürmedim çünkü Muson mevsiminde Tayland’a geçmiştim. Yağmurlara dair birkaç şeyi Tayland’ta geçirdiğim zamandan biliyorum. Mesela çok alakasız bir anda başlayan yağmur 3-4 saat sürebiliyor. Sonra bir süre ara verip tekrar yağıyor. Yani burada alakasız zamanlarda başlayan ve bardaktan boşalırcasına yağan yağmurlardan bahsediyoruz.

Hindistan’da Bisiklet Sürmek: Su Problemi

Kendini hissettiren sıcaklar yüzünden Hindistan’da bisiklet sürerken dikkat edlecek en önemli şeylerden biri de yeterli su stoğu yapabilmek. Sıcak nedeniyle suların hemen ısındığını düşünürsek soğuk su önemli bir veli nimet. O yüzden mutlaka ama mutlaka başarılı bir termos kullanılması gerekiyor. Çoğunlukla buz olan suları alıp buzlar çözüldükçe termosa aktarmak soğuk suyu muhafaza etmek için yapılacak en güzel şeylerden biri.

Bir de ne olursa olsun, insanlar ne kadar temiz olduğunu iddia ederse etsin, arıtma cihazından bile geçse açık su ve buz tüketmemenizi şiddetle tavsiye ediyorum.

Hindistan’da Bisiklet Sürmek: Güvenlik

Hindistan hırsızlık ve benzeri şeylerin çok fazla yaşandığı bir coğrafyada olduğu için güvenlik konusunda da her daim tetikte olmakta fayda var. Bir bisiklet turu yaparken en önemli şey bisikletiniz olduğundan onun güvenliğini sağladığınızdan emin olmak gerekiyor. Özellikle kamp yaparak konakladığınız süre boyunca bunun tedirginliğini yaşamanız son derece muhtemel.

Hindistan’da Bisiklet Sürmek: Kazıklama Arzusu

Hintli kardeşlerimiz ne yazık ki turistlere dolar çeşmesi olarak bakıyorlar. Doların Rupi’ye karşı güçlü duruşu yüzünden çeşmeden damlayacak en ufak bir şeyi kar sayıyorlar. O nedenle bazı durumlarda göz göre göre salak yerine konulduğunuzu görmek sinir bozucu olabiliyor. Bunun dışında dostane görünen fakat aslında para koparmak amacıyla yapılmış bazı şeyler var ki insana varlığını sorgulatır cinsten. Mesela bisiklet sürdüğünüzü görerek sizi durdurup oturtabilir ve size “İç iç susamışsındır” diyerek ısrarla su ikram edebilirler. Siz ikram olduğunu düşündüğünüz suyu içtikten sonra da normalde 20 Rupi olan bir litre su için 100 Rupi talep edebilirler. Öylece kalakalırsınız.

Hindistan’da Bisiklet Sürmek: Kadın Olmak

Ben her zaman kadın olmanın herhangi bir fark yaratmadığını savunanlardanım. Ama bazı durumlarda ne yazık ki artı bir tedirginlik sebebi olabiliyor. Özellikle turist bir kadının kocasıyla birlikte kamp yaparken köylülerin tecavüzüne uğradığı haberlerini duyunca tedirgin olmamak mümkün değil. E bu hikayeler bir de köy yollarının araba geçmez bir yerinde sizi selfi çektirmek için durduran motorlu 3 adamla birleşince haliyle bir tedirginlik yaşıyorsunuz.

Hindistan’da Bisiklet Sürmek: Psikolojik Durum

Saydığım bu etkenlerin çoğu sizi psikolojik olarak etkiliyor. Özellikle kadın olarak yaşadığınız tedirginlikle ve güvenlik endişesiyle azıcık gözünüzü açıp temkinli olarak başa çıkabiliyorsunuz. Hintlilerin çoğu, amiyane tabirle cin olmadan adam çarpmaya çalıştıkları için her şeyi önceden görmek çok kolay. Bu sayede muhtemel tehlikeleri daha oluşmadan önleyebiliyorsunuz. Ama yine de kafanızın bir yerleri siz farkında olmadan kurcalanıyor. Bu da psikolojik olarak ciddi bir yorgunluğa sebep oluyor.

Fotoğraf: Chelsea Aaron

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

error: içerik korunuyor
%d blogcu bunu beğendi: