Herkese merhaba! Bir süredir doğa dostu yaşam ile ilgili hazırladığım tüm içeriklerde doğa dostu bir yaşam sürmek için minimal olun deyip duruyorum. Siz de minimalizm kelimesini farklı yerlerde birçok kez duymuşsunuzdur. Minimal yaşama geçiş ve minimalizm düşüncesi de doğrusu kulağa hoş geliyor, öyle değil mi? Peki ama nedir bu minimalizm dedikleri şey biliyor musunuz? Birçok insanın söylediği ama örneğine pek de rastlamadığı minimal yaşamın ana fikri, amacı nedir? Bir insan neden minimal olmak ister? Minimal yaşamak için neler yapmalıyız? İşte bu yazıyı tüm bunlara cevap vermek için hazırladım. Eğer minimalist bir yaşam tarzını benimsemek istiyorsanız bu yazı size kusursuz şekilde rehberlik edecektir. Ufak tefek kusurları varsa da artık onları görmezden geleceğiz ne yapalım? Şimdi biraz minimal yaşamla ilgili bazı önemli noktalara değinelim, oradan da minimal yaşama geçiş konusunu ana hatlarıyla konuşalım. Hadi gelin.

İsteyen herkes minimal olabilir mi?

Birçok insan bana bu soruyu sorduğu için yazıma bu soruya cevap vererek başlamak istedim. Soruyu yanlış bulmakla beraber ben cevap olarak hem evet hem de hayır diyeceğim. Öncelikle, elbette herkes minimal olabilir. Sonuçta bu genetik bir mucize, sayılı insanda bulunan doğaüstü bir yetenek veya özel ön koşullar isteyen bir yaşam biçimi değil. Dolayısıyla isteyen herkes minimal olabilir. Burada sormamız gereken asıl soru şu olmalı: Herkes minimal olmak ister mi? Elbette hayır! Minimalist bir yaşam tarzı herkes için uygun olmayabilir. Bazı insanlar hayatlarındaki fazlalıklardan kurtulmak yerine hayatlarını daha fazla eşyayla doldurmaktan keyif alırlar. Sürekli alışveriş yapmak onlara büyük bir tatmin yaşatabilir; evlerindeki eşyalara bakıp yeterli bulmayarak daha fazla eşya almak isteyebilirler, bir şeylerini atacaklar diye ödleri kopabilir. Hatta siz de bu insanlardan biri olabilirsiniz. Bu son derece olağan.

Bu kadar çok eşyayı alarak içinizdeki boşluğu mu doldurmaya çalışıyorsunuz, bir şeylerden mi kaçıyorsunuz, egonuzu mu tatmin ediyorsunuz, bunlar hiçbirimizi ilgilendirmeyen, sizin cevap vermeniz gereken şeyler. O yüzden hiç onlardan bahsetmiyorum. Sonuç olarak herkes minimal yaşamayı seçecek diye bir kural yok. Ancak içerisinde bulunduğumuz telaşlı dünyada, çoğumuz bu çağrıyı kulak vermeliyiz. Tüm bunları sorgulamaya başlayıp, hayatınızdaki her türlü fazlalıktan rahatsızlık duyduğunuz bir noktaya gelirseniz işte o noktada minimal yaşama geçiş yapmak istemeniz halinde keyifle, kolaylıkla geçiş yapabilirsiniz. Hiç üzülmeyin, gerilmeyin, yazıyı okumaya devam edin. Bu yazıyı sizin işinize yarasın diye hazırladım neticede.

Minimal olmak için büyün hayatımı küçültmeli miyim?

İnsanlar çoğu zaman “Ya hep ya hiç” düşüncesine sıkı sıkıya bağlıdır ve bu tutumdan bir türlü kopamazlar. Bir şeyleri ya abartacak derecede yapmayı seçerler ya da hiç yapmamayı. Aslında birçok değişiklik basit, küçük ve önemsiz görünen bir adımla başlar. Bu hayatımızdaki her şey için geçerlidir. Resim yapmaya niyet ettikten sonra ilk gününüzde Picasso olamazsınız öyle değil mi? Resim yapmak için bir resim kursuna gittiğinizde her şeye temelden başlarsınız ve o temel kaç yaşında olursanız olun düz çizgi çekmektir. Bu yaşam tarzını benimsemek için de tek bir günde evinizdeki her şeyi atıp tamamen küçülmeniz gerekmez. Minimalizmin temel fikirlerinden bazılarını alıp kendi hayatınıza dahil ederek yavaş yavaş başlamanız pek tabii mümkündür.

Minimalist olmayı düşünen insanlar genellikle 3 kategoriye ayrılır. İlk kategorideki insanlar direkt çöp kutusunun yerini sorarlar. İkinci kategoridekiler “yerim dar” diyenlerdir ve son kategoridekiler işe nereden başlayacağını bilemeyenlerden oluşur. Hangi kategoride olursanız olun minimal yaşama geçiş rehberini okuduktan sonra tüm bu sorularınızdan ve ikilemlerinizden kurtulacağınıza emin olabilirsiniz.

Peki, minimalizm nedir?

İnsanların ihtiyaçları sınırsız ve sonsuzdur. Platon’un da dediği gibi, önemli olan hayatta en çok şeye sahip olmak değil, en az şeye ihtiyaç duymaktır. Neyin ihtiyaç olduğu sorusu iste günümüzde artık cevabı olmayan bir sorudan öteye geçmiyor. Bu işin temeli ise şu; her şeyin bir amacı olmalıdır ve amaç yoksa ihtiyaç da yoktur. Gerçekte minimal yaşam sadece sadelikten, yalınlıktan hoşlanan insanların değil hareketli ve kalabalık olmayı seven insanların da izleyebileceği bir yol sayılabilir ve herkese hitap etmektedir. Fransızca kökenli minimum kelimesinden türemiş olan minimalizmi, modern sanat ve müzikte başlayıp, kökeni 1960’lara kadar giden, sadelik ve nesnelliği ön plana çıkaran bir akım olarak tanımlamak mümkündür. Neyin az olması gerektiği ise işin felsefi kısmı sayılabilir.

Aslında ihtiyaçlarımız değil isteklerimiz sonsuzdur. Minimalizmde insanlar kasıtlı olarak sadece ihtiyacı olan şeylerle yaşarlar. Daha az maddi eşyaya sahip olmak ve ona uygun yaşamak, günlük hayatınızda zamandan da tasarruf etmenize olanak sağlar. Gerçek anlamda eşyanın yükünden kurtulmuş olursunuz. Minimalist yaşam, eşyalara daha az zaman ve daha az para ödemeyi sağlarken, gerçek yaşama da daha fazla enerji harcama özgürlüğü sağlar. Tutkularımızın peşinden gitmemize, doyumsuzluğa ve tatminsizliğe son vermemize olanak sağlarken yaşam amacımızı keşfetmemiz için de bize bir yol gösterir.

Nasıl minimalist olunur?

Minimalizmin gerçek anahtarı hayatımıza değer katmayan şeylerden kurtulmak ve yer açmaktır. Bu nedenle, minimalizm veya minimalist bir yaşam tarzı, neyin önemli olmadığına odaklanır. Başka bir deyişle yaşantımızda daha azıyla hayattan daha çok keyif almakla ilgilidir. Artık temel bir minimalizm fikrimiz oluştuğuna göre, minimal bir yaşam tarzını benimsemek için hangi adımları uygulamamız gerektiğine gelin hep birlikte bakalım.

11 adımda minimal yaşama geçiş hazırlıkları

Minimal yaşama geçiş yapmadan önce kendinize keyifli bir geçiş koridoru yaratmaktan çekinmeyin. Peki bu geçiş koridorunun amacı ne? Bu koridor size, mevcut hayatınızda ufak değişiklikler yaparak minimal yaşama hazırlanmak ve bakış açınızı yeni yaşamınıza göre şekillendirmek için gerekli zamanı verecek. Böylece kendinizi zorlamadan, hayatınızı ve zihninizi senkronize ederek keyifli bir geçiş yapmış olacaksınız.

Kendinize kişisel bir hedef belirleyin

Minimal yaşama geçmeden önce hedefinizi koyun. Amacınız ne? Evinizdeki fazla eşyalardan kurtulmak mı, evinizdeki tüm eşyalardan kurtulmak mı? Tüm kıyafetlerinizi bağışlayıp sadece 3-5 parça eşya mı bırakacaksınız? Ya da tüm kıyafetlerinizi sadece tek bir dolaba sığacak kadar mı küçülteceksiniz? Ulaşmak istediğiniz hedef her neyse onu ayrıntılarıyla belirleyin. (Hatta yazarak planlamayı tercih edebilirsiniz.)

Hazırlık aşamasında kurtulacağınız eşyalara düşüncelerinizin de eşlik etmesine izin verin. Minimalist yaşam tarzı sakin ve huzurlu bir zihni de beraberinde getirir. Farkındalık huzurlu bir zihin yapısına sahip olmanıza yardımcı olur. Kendinizi kötü hissettiren her şeyi bir kenara bırakın. Yolunuza çıkan, sizi rahatsız eden ve odaklanmanızı engelleyen durum ve olaylardan kurtulun. Kendinizi iyi hissettiren şeylere odaklanın.

Ev düzeninizi minimal olarak planlayın

Evinizdeki mevcut eşyalara şöyle bir göz atın. Kullanmadığınız eşyalar hangileri? Hangi eşyalar hiçbir fonksiyonları olmamasına rağmen sadece yer kaplıyor? Evinizdeki tüm odaları gözden geçirin ve görünürdeki eşyaların hangisinin işinize yaradığını hangilerinin yaramadığını tespit edin. Gerçekten ihtiyacınız olmadığına karar verdiğiniz eşyaları hayatınızdan çıkarmak için hazırlık yapın. Hangi eşyayı tutup hangi eşyadan kurtulacağınıza Kon Mari yöntemiyle da karar verebilirsiniz. Ama o zamana kadar basitçe şu soruları sormayı deneyebilirsiniz:

  • Bu eşyayı en son ne zaman kullandım?
  • Bu eşya kullanışlı mı?
  • Bundan kaç tane var ve benim kaçına ihtiyacım var?
  • Bu eşyadan hoşlanıyor muyum?
  • Bu eşyayla keyifli anılarım var mı?
  • Bunu temizlemekle uğraşmaya değer mi?

Mevcut eşyalarınızı daha verimli şekilde kullanmak da bu aşamanın en önemli parçalarından bir tanesidir. Örneğin evinizde 3 tane sehpa varsa, salonunuzu sadece 1 tanesi tutacak şekilde organize etmeyi düşünebilirsiniz. Açıktaki eşyalarla ilgil planlarınız tamamlandığında bu defa dolapların içindeki eşyalara geçiş yapabilirsiniz. Dolapların içindeki eşyalar için de yapmanız gerekenler hemen hemen aynıdır. İhtiyacınız olmayan, size hizmet etmeyen, işlevi olmayan eşyalardan kurtulun.

Kendinize karşı dürüst olun

Sahip olduğunuz eşyalardan kendi arzunuzla vazgeçmek son derece zor olabiliyor, biliyorum. Bunu hayatının büyük bir çoğunluğunu her şeyin koleksiyonunu yaparak ve tüm anılarını saklayarak geçirmiş biri olarak söylüyorum. Seneler boyu yaptığım koleksiyonların hepsinden kurtulmak benim için de kolay olmadı. Hatta birçoğunu ya bir gün ihtiyacım olursa diye atmamak için epey direndim. Siz de bu süreçte birçok şeyi “bir gün lazım olur.” diyerek elinizde tutmak isteyebilirsiniz. Ama içten içe bir yanınızın o eşyaların belki birkaç sene daha hiç kullanılmadan orada kalmaya devam edeceklerini bildiğine eminim. O yüzden kendinize karşı dürüst olun. Çekmecelerinde ne olduğunu bile bilmediğiniz mobilyalar gereksiz eşyalardır. En az 5 aydır giymediğiniz kıyafetler ihtiyacınız olmayan kıyafetlerdir. En azından 3 aydır kullanmadığınız ve varlığını unuttuğunuz bir eşyaya gerçekte ihtiyacınız yoktur. Bu eşyaları hayatınızdan çıkarın.

Sosyal ağlardan faydalanın

Minimal yaşama geçiş sürecinde evinizdeki ve dolaplarınızdaki fazlalık eşyalardan kurtulmak için sosyal ağlardan faydalanın. Bu eşyaları ihtiyacı olanlara ücretsiz verebilirsiniz, satabilirsiniz ya da ihtiyacınız olan başka şeylerle takas yapabilirsiniz. Tüm bunları gerçekleştirmek için sosyal medyadaki gruplardan, alışveriş uygulamalarından faydalanmak son derece iyi ve hızlı bir yöntemdir.

Hızlıca elinizden çıkarmak istediğiniz eşyaları ya uygun fiyatlara satın ya da bağışlayın. Eğer çevrenizde eşyalarınızı bağışlayabileceğiniz birileri yoksa Facebook gruplarında veya Letgo gibi uygulamalarda eşyalarınızı bağışlayabileceğiniz birilerini kolaylıkla bulabilirsiniz.

Alışverişlerinizde reform yapın

Alışveriş merkezleri ve marketler bize daha fazla şey satabilmek için özenle dizayn edilmiştir. Birçoğumuz bu gibi yerlere gittiğimizde evimize ihtiyacımız olan şeylerin yanında ihtiyacımız olmayan tonla şey alarak döneriz. Bunun sırrı bizi tüketime teşvik eden markaların türlü hinlikleridir. Ama onlar bize daha fazla şey satmanın yollarını buluyorlarsa biz de sadece ihtiyacımız olanları almanın yolunu bulabiliriz. Bunun için en kolay yol ise liste yapmaktır. Evet doğru duydunuz. Liste yapmak. Çok kolay öyle değil mi?

Evdeyken tüm ihtiyaçlarınızı iyice düşünüp listeleyin. Alışverişe gittiğinizde de listenize odaklanın ve başka hiçbir şey almadan eve geri dönün. Listeniz üzerinde ne kadar kafa patlatırsanız o kadar iyi. Böylece hiçbir şeyi eksik bırakmadığınıza emin olursunuz ve reyonların arasında alışveriş arabasıyla “başka bir şeye ihtiyacım var mıydı acaba ya?” diye gezerek daha fazla şey alma ihtimalinizi artırmazsınız. Çünkü ihtiyacımız olmayan şeyleri en çok bu şuursuz gezintiler esnasında alırız.

minimal yaşama geçiş

Buna gerçekten ihtiyacınız var mı?

Minimal yaşama geçiş yaptığınız andan itibaren kendinize sıklıkla sormanızı tavsiye ettiğim bir soru bu: “Buna gerçekten ihtiyacım var mı?” Uzun yıllardır sürdürdüğünüz bazı alışkanlıklar, ilk bakışta o ürüne ihtiyacınız olduğunu düşünmenize sebep olabilir. Bu son derece doğal. Ancak bu soruyu sordukça dürtüsel olarak satın aldığınız şeylere aslında hiç de ihtiyacınız olmadığını fark edersiniz. Tüm alışverişlerinizde ya da takaslarınızda kendinize bu soruyu sormayı ihmal etmeyin. Bu soruyu takaslarda sormak da önemlidir. Hatta bir çekilişe katılmak istediğinizde ya da eşantiyon bir ürün almak istediğinizde de bu soruyu sormanız gerekir. Sonuçta bir şey sırf bedava olduğu için onu hayatınızda tutamazsınız öyle değil mi?

Kısacası ihtiyacınız yoksa hiçbir şeyi almayın. Reklam, moda ve diğer insanların fikirlerinin, sosyal medyanın sizi etkilemesine izin vermeyin. Tüketimde bu sadece size anlık bir tatmin sağlar; anlık tatminin sonrası ise sadece yüktür.

minimal yaşama geçiş

Tercihlerinizi değiştirin

Minimal yaşama geçiş yaparken alışverişlerinizde yapacağınız bir diğer reform da tercihleriniz olmalı. Tercihlerinizi kaliteli ürünlerden yana yapın. Yeni bir şey satın almak istediğinizde yüksek kaliteli ürünler satın alın. (Markadan bahsetmiyorum, kaliteden bahsediyorum.) Böyle bir ürüne belki daha çok para vereceksiniz ama aldığınızda kullanım ömrü daha uzun olacak ve minimal yaşarken uzun vadede karda olacaksınız.

Buna şöyle basit bir örnek vermek istiyorum; bugün piyasadaki tüm ünlü kot markaları, marka değerlerinin derecesi fark etmeksizin tek bir şey ister: Size daha fazla kot satmak. Bu markaların size daha fazla kot satabilmek için uyguladığı birkaç yöntem vardır. Bunun için şüphesiz reklamları ve güzel bedenleri kullanırlar. Yaptıkları bir diğer şey de ürünlerin kullanım ömrünü azaltmak ve bunu bir modaya dönüştürmektir. Taşlanmış kotlar, yırttık kotlar tam olarak bu amaca hizmet eder. Kullanım ömrü kısa olan bu kotlar eskidiğinde veya deformasyona uğradığında yenisini almak zorunda kalırsınız.

Bu markalar yerine sürdürülebilir bir yaşam yaratmayı arzulayan ve etik üretim yapan markaları tercih edin. Daha önce Vegan Gazete’de yazdığım bir yazıda yer verdiğim Bego Jeans böyle bir marka örneğin. Siz de minimal yaşamaya başlamadan önce bu gibi markaları araştırın ve tercihlerinizi onlardan yana kullanın. Az ama öz kıyafetinizi uzun yıllar boyunca kullanın.

minimal yaşama geçiş

Çevrenizdekilerle anlaşın

Yakın çevrenizi bir noktada ihtiyacınız olmayan şeyleri hayatınızdan çıkardığınız konusunda bilgilendirmeyi düşünebilirsiniz. Böylece size özel günlerde kullanmayacağınız, ihtiyacınız olmayan hediyeler almazlar, siz de reddetmek zorunda kalmazsınız. Tabii siz herhangi bir koşulda insanların size aldıkları hediyeleri reddetmek zorunda değilsiniz. Minimal yaşamın anayasasında öyle bir kural yok. (Zaten öyle bir anayasa da yok asjdkdf) Ben kişisel olarak böyle bir yol izliyorum sadece. Arkadaşlarımı ve ailemi ihtiyacım olmayan şeyleri hayatımda istemediğime dair bilgilendirdim. Bana hediye almak yerine bağış yapmalarını ya da ihtiyacım olan bir şey olup olmadığını sormalarını rica ettim. Bu sayede ihtiyacım olmayan şeylerle karşılaşma ihtimalim de epey düşmüş oldu. Merak edenler olursa diye bu yöntemimi sizinle de paylaşmak istedim.

minimal yaşama geçiş

Hayatınıza kıymet verin

Her şeyden önce hayatınıza kıymet vererek başlayın. Bu dünyada geçireceğimiz vakti keyifle geçirmek tamamen bizim elimizde. Gerçekten bu süreyi ihtiyacımız olmayan onlarca nesneyle çevrili bir evde mi geçirmek istiyoruz? Sürekli geçmişte yaşamamıza sebep olan anıların arasında kaybolmak ne kadar doğru? Sahip olduğumuz eşyaları her olası taşınmada oradan oraya taşımak istiyor muyuz? Her şeyi bir kenara bırakalım, bu eşyalar gerçekten temizlik yaparken normalden daha fazla efor sarfetmemize ve zaman kaybetmemize değiyor mu? İyi düşünün.

minimal yaşama geçiş

Geri ve ileri dönüşüme önem verin

Minimal olmanın ilk koşullarından birinin ihtiyaç fazlasını hayatımızdan çıkarmak olduğunu artık biliyoruz. Bir diğer koşul da mevcut eşyaları dönüştürebilmektir. Hayatınızda ihtiyacınız olmayan şeyleri değerlendirmenin farklı yolları olup olmadığını gözden geçirin. Ancak bunu sadece gerçekten ihtiyacınız varsa yapın. Herhangi bir şeyi “Ya bir gün yaparsam” diye saklamamayı artık öğrendik. Örneğin plastik kaplar çiçek yetiştirmek için muazzam saksılar haline getirilebilir ya da cam kavanozlar konserve yapmak için son derece kullanışlı olabilir. Eskiyen ve artık giyilmeyecek durumda olan kıyafetleriniz iyi birer yer bezi ya da el beziolabilir. Eğer bu eşyaları evinizde kullanmayacaksanız da plastik, kağıt, cam, ambalaj gibi ürünlerinizi dönüşüme kazandırın. Tamir gerektiren eşyalarınızı değiştirmek yerine onları onarmayı öğrenin.

minimal yaşama geçiş

Motivasyonunuzu hatırlayın

Neden daha azla yetinmeyi seçtiğinizi kendinize sık sık hatırlatın. Özellikle işler zorlaştığında bunu hatırlamanın büyük faydası vardır. Aşama aşama yaptığınız değişikliklerin sizi ne kadar hafiflettiğine, hayatınızda neleri değiştirdiğine dair bir günlük tutmayı düşünebilirsiniz. Ancak elbette günlük tutmanız şart değil. Bunların hepsini zihninizin bir köşesine not edin ve daha fazlasını arzulamaya başladığınızda kendinize hatırlatın.

Bunu yaparken aynı zamanda sahip olduğunuz her şey için şükredin. Sahip olduklarınıza değil de sahip olmadıklarınıza odaklanırsanız her zaman eksik ve memnuniyetsiz hissedersiniz. Sahip olduğunuz onca şeyi görebilmek size aslında ne kadar yeterli olduğunuzu hatırlatacaktır.

minimal yaşama geçiş

Minimalist yaşamı anlamanıza yardımcı olacak bir belgesel

Minimalizmi biraz daha yakından tanımak isterseniz Matt D’Avella’nın yönetmenliğini yaptığı Minimalizm belgeselini izlemenizi tavsiye ederim. Bu belgeselde insanların senelerdir farklı yöntemlerle tüketime teşvik edilmesinin sonuçlarına, hayatlarımızı daha az şeyle nasıl sürdürebileceğimize ve aslında azla ne kadar mutlu olabileceğimize dair detaylar anlatılıyor. Sadece 1 saat 20 dakikada hayata dair tüm alışkanlıklarınızı gözden geçirebilirsiniz. Belgeseli Netflix’te Türkçe altyazılı olarak izleyebilirsiniz.

minimal yaşama geçiş

Peki çok sevdiğim bazı eşyalarımı tutmaz mıyım?

Minimalist yaşama geçiş sürecinde belki de en sık sorulan sorulardan biri de bu. Çok sevdiğiniz bazı eşyalarınızı tabii ki tutabilirsiniz! Minimal yaşamda temel amaç size iyi hissettirmeyen, işlevi olmayan ve kalabalığa sebep olan eşyalardan kurtulmaktır. Eğer figür koleksiyonunuzla çok mutluysanız onu atmayın, pul koleksiyonunuzu çok seviyorsanız bırakın kalsın. Sadece size iyi hissettirmeyen, baktığınızda iyi duygularla doldurmayan, amacı olmayan ve işlevsiz kalan eşyalardan kurtulun!

minimal yaşama geçiş

Yazıyı okuduktan sonra minimalleşme ile ilgili fikirleriniz değişti mi? Umarım bu rehber minimal yaşama geçiş yapmak isteyenler için faydalı olur. Her hafta yeni yazılardan haberdar olmak isterseniz aşağıdaki görsele tıklayarak haftalık bültene abone olabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: