Bilecik Ankara Bisiklet Rotası (154-455 Km)

Bilecik Ankara Bisiklet Rotası (154-455 Km)

İstanbul’dan başlayıp Ankara’ya uzanan bisiklet turumda genelde ana yollar yerine köy yollarını tercih ettim. Rotamın ilk kısmını oluşturan İstanbul Bilecik rotası aslında çok fazla köylerin içinden geçmiyordu. Ancak buradan sonraki kısmı yani Bilecik Ankara bisiklet rotası yoğunlukla köylerin arasında seyrettiğim bir rota oldu. Bu yolu tercih etmenin bizim için inanılmaz bir faydası oldu. Bisikletle seyahatin avantajları ve dezavantajları saymakla bitmez ama yol boyunca birbirinden güzel insanları tanıma fırsatı bulduğumuz gibi bir de mükemmel bir bisiklet rotasıyla tanıştık: Yeşil Yol Bisiklet Rotası.

Yeşil Yol Bisiklet Rotası : Bilecik Ankara Bisiklet Rotası

Bilecik Ankara bisiklet rotası köylerin, dağların ve yeşilliklerin arasından geçmesi nedeniyle Yeşil Yol olarak adlandırılmış. Muazzam güzellikteki köylerden geçip, ülkemizin sıcakkanlı insanlarıyla temas kurabilmek için harika bir rota olduğunu söylemeden geçmeyelim. Bilecik ve Beypazarı bu rotanın herkese tanıtılabilmesi için çabalıyor. Dünya turuna çıkmış gezginler için konaklama imkanı sunulduğu gibi böylece gezginlerin şehirde vakit geçirme imkanı da oluyor. Bu şehirleri ziyaret etmeden önce Hakan Yavuz ve Zafer Poyraz ile iletişime geçmek yeterli.

manzaralar

Yeşil Yol’daki manzaralardan yalnızca biri

09.10.2016 Bilecik (Merkez) -> Bilecik (Hamitabat Köyü)

Günlük yapılan km: 31
Gün sonu toplam km: 185

Bilecik’teki ikinci günümüzde Hakan Yavuz eşliğinde hayvan barınağını ziyaret edip mama bağışlayacak olan bisikletli dostlarımızı uğurladıktan sonra Bilecik’ten ayrıldık ve Söğüt’e çıkmadan Küre Köyü üzerinden Hamitabat’a kadar geldik. Küre’ye kadar yol yer yer yokuşluydu fakat Küre’den sonra Hamitabat’a kadar hep iniş vardı. Hamitabat’a iniş yolu da yeni yapılmış asfalttı. Burada niyetimiz Sakarya Nehri’nin yanında kamp yapmaktı fakat yerel halktan öğrendiğimize göre bu dönemde domuz avları başlıyormuş. O yüzden dağlık bölgelerde kamp yapmak o kadar da akıl karı değilmiş.

Hamitabat 60 haneli küçük bir köy. Nüfusun büyük çoğunluğu Bursa ve Eskişehir’e göç etmiş. O yüzden etraf biraz tenha. Köy halkı bizi köy meydanındaki ufak alanda ağırladı. Bulunduğumuz yerde tuvalet de olunca burada konaklamak epey işimize geldi. Yemeğimizi hazırlarken bir amca bize taptaze domates ve soğan getirdi. Yemekten sonra kahvedekilerle çaylarımızı içip, seyahatimiz hakkında sohbet ettikten sonra rahat rahat uyuduk. Sabah karşımızdaki köy kahvesini işleten Mehmet abi ve torunu Ali sağ olsun sıcacık çaylarımızla kahvaltımızı edip İnhisar’a doğru yollara düştük.

bilecik

Bilecik

10.10.2016 Bilecik (Hamitabat Köyü) -> Bilecik (Karaoğlan Köyü)

Günlük yapılan km: 35
Gün sonu toplam km: 220

Hamitabat’tan çıkıp İnhisar’a ulaştığımızda saat akşamüstüne geliyordu. Burada yemek yedikten sonra yola devam ettik. Yol İnhisar’a kadar düz denebilecek kadar az eğimliydi. İnhisar’dan sonra ise uzun süren ve insanı bezdiren birkaç yokuş var. Fakat çok fazla araç geçmemesi de emniyet şeridi olmayan yollar için oldukça avantajlı bir durum. Karanlık basması sebebiyle İnhisar’dan sonra Mihalgazi’den 5 kilometre onceki Karaoğlan Köyü’nde durduk. Burada nerede kalacağımızı düşünürken köyün muhtarıyla karşılaştık. Muhtar bizi kalmamız için okulun bahçesine götürecekken konuşmalarımızı yandaki masadan duyan İbrahim abi bizi annesinin evine götürmeyi teklif etti. Hep birlikte annesi Ayşe teyzenin evine gittik.

İbrahim abinin oğlu Erkan da bizimle birlikte geldi. Ayşe teyzenin evine eski ve koskocaman bir bahçe kapısından giriliyor. Ev, yüründüğünde her yerinden gelen sesle samimiyetini belli eden eski tip ahşap evlerden. Yer sofrasında Ayşe teyzenin hazırladığı güzel yemeklerden yiyip çaylarımızı içtikten sonra üst katta Ayşe teyzenin bizim için hazırladığı odamıza çıktık. Ayşe teyze odamızda duş olduğunu söylediğinde yaşadığımız sevinci herhalde anlatamayız. Duşu gördüğümüzde ne kadar şaşırdığımızı anlatmamıza belki bu fotoğraflar yardımcı olur. Hayatımızda gördüğümüz en güzel şeylerden biriydi!

eski-moda-dus

Dolaptan duş çıktı!

Ertesi sabah bu sefer İbrahim abi kahvaltı için bizi kendi evine götürdü. Orada da eşi Ayşe abla bize kendi yaptıkları fırından yeni çıkmış ekmeğin de olduğu muazzam bir kahvaltı sofrası hazırladı. İbrahim abi birkaç meslekle uğraşmış. Zamanında Eskişehir’e taşınmışlar ama sonra yapamayıp yine köye geri gelmişler. Son 7 senedir Ayşe ablayla birlikte ekmek yapıyorlarmış. Yalnız öyle bizim alışık olduğumuz dandik ekmelerden değil. Bir ekmek 3 kilo geliyor. Ayşe abla hamurunu kendisi açıyor, ekmeğe şekil veriyor. İbrahim abi onları alıp fırına koyuyor. Ekmekleri inanılmaz lezzetli ve buzdolabında çok uzun süre ilk günkü tadını koruyarak taze kalabiliyormuş. Yolunuz buradan geçerse ve şansınıza ekmek kalmışsa mutlaka bir ekmek alin.

koy ekmekleri

İbrahim abi ve Ayşe ablanın leziz ekmekleri

11-12-13.10.2016 Bilecik (Karaoğlan Köyü) -> Eskişehir (Sarıcakaya İlçesi)

Günlük yapılan km: 11
Gün sonu toplam km: 231

Karaoğlan Köyü’nden Sarıcakaya’ya kadar sadece tek bir yokuş vardı. Geri kalan 10 kilometre dümdüz. Buraya geldiğimizde çay molası vermek için durmuştuk ki, hemen kahvenin yanındaki eczaneden Halil İbrahim abi geldi yanımıza. Halil İbrahim abi de bisikletli gezginlerdenmiş. O yüzden bizi görünce hemen yanımıza gelip rotamızı, bir ihtiyacımız olup olmadığını sordu. Çaylarımızı içip bisiklet gezilerinden bahsederken sohbete daldık. Çok geçmeden kendisi bizi Sarıcakaya Belediyesi’ne ait otelde ağırlamayı teklif etti. Tura çıkarken en net kararımız olabildiğince insanla iletişime geçmek, karşılıklı çay içmek, sohbet etmekti. Bu teklifi kabul edip otele yerleştikten sonra da güzel bir akşam yemeği yedik hep beraber.

Halil İbrahim abi ertesi gün bir işi için arabayla günübirlik Eskişehir’e gideceğini söyleyip bizi de davet etti. Yeşil Yol’dan seyahat edebilmek için Eskişehir’e girmekten vazgeçmiştik. Şimdi Eskişehir’i de görme fırsatımız olunca tepmedik tabii ki. Her ne kadar planlarımız arasında olmasa da Eskişehir’de gezip dolaşmak da ayrı bir güzeldi. Sarıcakaya’da Halil İbrahim abinin ve eşi Hayriye ablanın misafirperverliği sayesinde üç gün kaldık. Hayriye ablanın lezzetli yemeklerinden yedik, güzel reçellerinden tattık. Acı biber reçelleri çok lezzetliydi. Bu sırada Hakan abi bize güzel bir sürpriz yaptı ve Sarıcakaya’ya geldi. Her ne kadar kısa bir ziyaret de olsa hep beraber güzel vakit geçirdik.

Sarıcakaya’da, Donza diye bir tatlı yapılıyor. Donza, Zafer Usta’nın kendi imalatı olan kadayıflı kızarmış dondurma. Eğer yolunuz Sarıcakaya’ya düşerse Zafer Ustanın Yeri’ne uğrayıp mutlaka denemelisiniz.

donza

İşte o müthiş tatlı: Donza!

14.10.2016 Eskişehir (Sarıcakaya İlçesi) -> Eskişehir (Laçin Mah)

Günlük yapılan km: 21
Gün sonu toplam km: 252

Sarıcakaya’dan biraz geç ayrıldığımız için 22 kilometre uzaklıktaki Laçin’e vardığımızda hava kararmak üzereydi. Laçin Köyü’nün girişinden hemen sonra 100 metre ilerideki benzin istasyonuna gittik. Sarıcakaya’dayken burada kamp yapmamıza izin verebileceklerini konuşmuştuk. İstasyonla ilgilenen İbrahim abiyle biraz muhabbet edince onun da İstanbul’un kalabalığından sıkılıp 3-4 sene önce eşiyle birlikte Sarıcakaya’ya taşındığını öğrendik. Benzinlikte kalmamıza gönlü razı olmadı İbrahim abinin. Abisi yakınlarda bir yerde yaşıyormuş. Bizi oraya davet etti. Aksam İbrahim abi, esi Necla abla, abisi Mustafa abi ve esi Zahide abla ile yemek yedik. O kadar hoş sohbet insanlardı ki, herhalde mümkün olsa sabaha kadar muhabbet etmek isterdik. Yemekten sonra Necla abla bizi kendi evinde misafir etmek istedi. O yüzden bisikletlerimizi Mustafa abinin evinde bırakıp arabayla Necla ablalara gittik. Sabah da kahvaltı için Laçin’e geri geldik.

kaya-manzaralari

Yeşil Yol

Mustafa abinin ve Zahide ablanın güzeller güzeli bir ineği ve buzağısı var. Mustafa abi buzağıyla çocuğu gibi ilgileniyor. Yanaklarını seviyor, sırtını kaşıyor. Ne kadar şanslıyız ki bizim de onlara şahit olma firsatımız oldu. Kahvaltı soframızdaki her şey Zahide ablanın el yapımıydı. Bütün süt ürünleri de dünyanın en güzel ineklerinden olan Kardelen’e aitti. Kahvaltımızı bitirmemiz, çaylarımızı içmemiz, toparlanmamız, hepsi birleşince yola öğleden sonra 3 gibi çıkabildik.

marul-tarlalari

Yeşil Yol üzerindeki marul tarlaları

15.10.2016 Eskişehir (Laçin Mah) -> Ankara (Yenice Mah)

Günlük yapılan km: 17
Gün sonu toplam km: 269

17 km mesafedeki Yenice Köyü’ne geldiğimizde hava kararmaya başlamıştı. Bir sonraki köy de 18 kilometre uzakta olduğundan Yenice’de kalmaya karar verdik. Muhtar ve bizimle çok ilgilenen Orhan abi bizi kalmamız icin tertemiz olan, manzarası boğazdaki yalılara taş çıkaran cami avlusuna götürdüler. Çadırımızı kurarken telefonumuzun çekmediğini fark ettik. Yenice Köyü’nde sadece Turkcell çekiyor. Yatmadan önce de akşam yemeği icin caminin karşısında oturan İsmet abi ve Ayşe teyzeye misafir olduk. Almanya’da çalışıp, çocukları da orada evlendirip bıraktıktan sonra ölürsek doğduğumuz topraklarda ölelim düşüncesiyle bol oksijenli köylerine dönmüşler. Bize bütün gece boyunca Avrupa’da geçen onca sene içinde gezdikleri ülkeleri, gördükleri yerleri anlattılar. Gece de cami avlusundaki çadırımıza gidip mışıl mışıl uyuduk. Cami avluları uyumak için çok güzel yerler. Hem güvenliler hem de tuvalet ve su problemi olmuyor.

bisikletlerimiz-ve-manzara

Yeşil Yol

16.10.2016 Ankara (Yenice Köyü) -> Ankara (Nallıhan)

Günlük yapılan km: 9 (51 km kamyonda)
Gün sonu toplam km: 278

Yenice Köyü’nden Nallıhan’a giden yolun yarısından fazlası rampa. Herhalde en çok zorlandığımız yollardan biri burasıydı. Rampa çık çık bitmediği gibi virajların keskinliği, yolun tek şerit olması gibi dezavantajlı durumlar normalden çok daha fazla efor sarfetmenize sebep oldu. Yolun yalnızca son 10 kilometresi iniş. Yolda gidonumuzda çıkan bir problem yüzünden durmamız gerekti. Yola çıkmadan gidonu uzatmıştık. Normalde olmaması gereken bir boşluk hissedilince durduk. Biz durmuş bisikletle uğraşırken yanımızda bir şeye ihtiyacımız var mı yok mu diye Ramazan abi durdu. O da Nallıhan’a gidiyormuş. Bizi de götürmeyi teklif edince ayaküstü tamir etmeye uğraştığımız gidonun inişlerde sorun çıkarmasından çekindiğimiz için kabul ettik. Açıkçası işimize de geldi. Nallıhan’a geldiğimizde Ramazan abi bize yemek ısmarladı. Hava iyice kararmaya yüz tutunca şehrin girişindeki benzinciye yöneldik. Orada çadırımızı kurduktan sonra gidonun ayarlarını düzelttik. Neyse ki uzun uğraşlar sonucu sorun çözüldü.

yesil-yol-bisiklet-manzara

Yeşil Yol

Nallıhan şimdiye kadar gezdiğimiz yerlerin arasında en büyüğüydü. Hastanesi, adliyesi, marketleri ve lokantaları vardı. Havalar soğuduğu için akşamları çok ciddi bir kömür kokusu oluyor havada. Hatta öyle ki burnumuz bile yandı. Ya da biz uzun zamandır dağların arasında bol bol oksijen aldığımız için bize öyle geldi. Bir de biz şehirleri pek sevmiyoruz. Hem samimi değiller hem de şehir kavramına yaklaştıkça insanların yavaş yavaş art niyetli düşünme kat sayısı artıyor.

17.10.2016 Ankara (Nallıhan) -> Ankara (Nallıhan Kuş Cenneti)

Günlük yapılan km: 28
Gün sonu toplam km: 306

Nallıhan-Beypazarı arasındaki yol son derece güzel, asfalt. Geldiğimiz 28 km boyunca inişli çıkışlı devam ediyor. Fakat insanı pek yorduğu söylenemez. En kötü tarafı yol boyunca dinlenebilecek tek bir gölgenin dahi olmaması. Yol üzerinde bir şeyler satın alabilecek tek bir yer de yok. Nallıhan’dan çıkınca 8. kilometrede benzinci var. Buradan sonra bir şeyler alabileceğiniz en yakın köy 30 km uzaklıktaki Çayırhan.

nallihan-kus-cenneti

Nallıhan Kuş Cenneti

Nallıhan’dan çıkınca 28. kilometre’de Nallıhan Davutoğlan Kuş Cenneti var. Biz burayı şans eseri haritada görmüştük. Hiç kimse de bahsetmediği için neyle karşılaşacağımızı bilmiyorduk. Hatta büyük ihtimalle bir hevesle kurulup daha sonra kendi kaderine terk edilen yerlerden biri olabileceğini düşünmüştük. Fakat burası tahmin ettiğimizden daha farklı, eşsiz güzelliğe sahip bir yerdi. Burada bir bina var. Binanın içinde çeşitli kuşlara ait ödüllü fotoğraflar, maketler, tuvaletler ve geniş bir seyir terası var. Binanın dışında kuşları gözlemleyebileceğiniz geniş bir arazi yer alıyor. Bazı bölgeler kamp alanı olarak ayrılmış. Yani kamp yapmak serbest. Nallıhan Kuş Cenneti ile ilgili ayrıntılı bilgi.

18-19.10.2016 Ankara (Nallıhan Kuş Cenneti) -> Ankara (Beypazarı)

Günlük yapılan km: 38
Gün sonu toplam km: 344

Nallıhan Kuş Cenneti’nden sabah erken saatlerde ayrıldıktan sonra kahvaltımızı etmek için Çayırhan’a gittik. Burada güzel bir göl varmış fakat göle giden yolda çalışma olduğu için gidemedik ve Beypazarı’na devam ettik. Nallıhan’dan Beypazarı’na giden yolun kocaman bir emniyet şeridi var. O yüzden yolculuk yapmak epey rahat. Fakat yolun düz olan çok az yeri var; çok inişli çıkışlı. Yine de belki de yolculuğumuz boyunca yola en erken başladığımız gün olduğu için Beypazarı’na çok rahat geldik. Bu arada, Çayırhan’dan sonra 19 kilometre boyunca alışveriş yapılabilecek hiçbir yer yok. Beypazarı’nda Belediye Kültür İşleri Müdürü Zafer Poyraz ile buluştuk ve onun misafiri olarak iki gün boyunca Beypazarı’nda konakladık. Beypazarı hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayın.

20.10.2016 Ankara (Beypazarı) -> Ankara (Ayaş)

Günlük yapılan km: 45
Gün sonu toplam km: 389

Beypazarı-Ayaş arasındaki yol bize sorarsanız gerçek bir ömür törpüsü. Yolda emniyet şeridi var. Yer yer düz fakat Ayaş’a girişteki son 10 kilometrelik çıkış insanı gerçekten hayattan soğutur cinsten. Bize Sarıcakaya’dan bu yana hep Ayaş’tan bahsediyorlardı. Ama anlatılmaz yaşanırmış, anladık. Ayaş’a geldik ve gördüğümüz ilk benzin istasyonundan rica edip çadırımızı kurduk. Hızlıca bir şeyler atıştırdıktan sonra da hemen uyuduk.

21.10.2016 Ankara (Ayaş) -> ANKARA (Etimesgut)

Günlük yapılan km: 50
Gün sonu toplam km: 439

Ayaş’tan çıkmamız da en az Ayaş’a girmemiz kadar olaylı oldu. Ayaş’a ilk çıktığımızda 950 rakıma çıkmıştık. Ayaş’tan çıkar çıkmaz 350 metre daha tırmandık. Yol güzel olmasına güzel ama herhalde bir gün önceden de çok yorulduğumuz için bizi biraz zorladı. Yine de işin en güzel tarafı bu rampaları yaklaşık 10 kilometre tırmandıktan sonra yolun kalan 40 kilometresi Etimesgut’a kadar sadece inişti.

Buraya vardığımızda tura ilk başladığımız gün mail atıp bizi davet eden Serkan Ünlü’de kaldık ve kendisi de bizim gibi bisikletle turlara giden Serkan ve bizi sıcacık karşılayan ailesi ile uzun uzun muhabbet etme fırsatımız oldu.

22.10.2016 ANKARA (Etimesgut) -> ANKARA (Çankaya)

Günlük yapılan km: 16
Gün sonu toplam km: 455

Ve zafer! Muhteşem güzellikteki Yeşil Yol’u aşarak Bilecik Ankara bisiklet rotası yolculuğunu bitirdik ve sevgili dostumuz Melih’e geldik. Bir süre burada kalıp bisikletlerimize gereken bakımları yapacak ve eksiklerimizi tamamlayacağız. Ardından Doğu Ekspresi ile Kars’a gitmek üzere Ankara’dan ayrılacağız. Doğrudan yurtdışına çıkmadan önce böyle bir yolculuk yapmış olmanın son derece faydalı olduğunu da hemen belirteyim. Çünkü bisiklet turunda yanımızda olması gereken ekipmanlar konusunda daha net fikir sahibi olduk. Bu bir aylık süreçte ihtiyacımız olmayan birçok eşyamızı eve yolladık. Bu yolculuğun tüm hamlığıma ve tüm yokuşlara rağmen bu kadar iyi geçmesinin bir diğer sebebi ise tabii ki tur bisikleti seçimi noktasında verdiğim doğru karar oldu.

Yeşil Yol

Yeşil yol ve zeytin ağaçları

Bisikletle Doğu Ekspresi yolculuğu için tıklayın.


Güncel paylaşımlardan, seyahatlerden ve etkinliklerden anında haberdar olmak için beni Instagramdan takip etmeyi unutmayın! https://instagram.com/melkeontheroad

İlgini Çekebilir

Yorum Bırak

E-posta adresiniz kimseyle paylaşılmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlidir.

Yeni Yazılar

Kategoriler