Herkese selamlar! Üçüncü hikaye oyununun sonuçlarını açıklamak için biraz geç kaldığımı fark etmişsinizdir. Ama son derecede geçerli bir sebebim vardı. Bu hikayeye tam 50 yorum yapıldı ve şimdiye kadarki katılım rekorunu kırdık! E tabii katılım bu kadar yüksek olunca da bunca hikayeyi hakkını vererek okumak ve aralarından seçim yapmak da hiç kolay olmadı. Hatta katılımın bu kadar yüksek olması bende acaba sonraki oyunlar için bir jüri mi seçmeliyim düşüncesini de uyandırmadı değil. Yine birbirinden yaratıcı ve keyifli hikayeler okuduğumu hemen söylemeliyim. Siz de tüm yorumlara buradan ulaşabilir, yazılan bütün hikayeleri okuyabilirsiniz. Evet, geldik şimdi bu haftanın kazananlarına. Bu haftanın iki hediyesine ismini vermek istemeyen bir arkadaşımız sponsor oldu. İsimsiz kahramanımıza buradan teşekkür ediyoruz. Dediğim gibi seçim yapmak çok zor oldu ama nihayetinde Tuğçe Makarnacı’nın da yardımıyla 3 kişiyi seçebildim. Bizden 50 TL değerinde kitap hediye çeki kazanan hikayelerin sahipleri ise şöyle: Deniz, Şule Yıldız ve Zehra Erikçi! Kazanan arkadaşları tebrik ederim. Bu oyunu kazanamayanlar da hiç moral bozmuyor, daha önümüzde bir sürü oyun olacak. Katılan herkese bir sonraki hikayede şimdiden bol şans diliyorum ve sizi hikayeye benim yazdığım devamla baş başa bırakıyorum. Dışarı Çıkma Evde Kal hikayesinin başını daha önce okumuş olanlar doğrudan “hikayenin devamı” başlığına ışınlanabilir.

Dışarı Çıkma Evde Kal

Arkama dönüp baktığımda hiçbir şey göremedim. Oysa az evvel bir taşa takılıp düştüğüme yemin edebilirim. Düz bir yolda yürürken düşmüş olmayı kendime yediremediğim için zihnim bana bir oyun oynuyor olabilir mi? Belki de. Ona da tam olarak güvenemeyeceğimi bilecek yaştayım. Zaman zaman zihnimde canlanan olayların beni yanılttığını fark ediyorum. Bunu nereden bildiğimi soracaksınız öyle değil mi? Şaşıracaksınız ama son birkaç aydır kendimi devamlı kontrol ederek yaşadığımı itiraf etmeliyim. Bunu yapmaya özellikle Mani’den ayrıldıktan sonra başladım. Ayrılmamıza neden olan hadise neydi hatırlamıyorum. Sanırım yine basit bir yanlış anlaşılma yüzünden tartışmıştık. Birbirimizi yanlış anladığımızda ikimiz de bambaşka karakterlere bürünüyoruz.

Evde kal hikayesi

Bunu kavgalarımızın, hayal ettiğimiz kavgalardan daha farklı yaşanmasına bağlıyorum ben. Kavga ederken hışımla gelip bana sarılmasını ve beni çok sevdiğini söylemesini beklediğim bir sırada canımı sıkacak bir şey söylüyor örneğin. Ve bu bende müthiş bir hayal kırıklığı yaratıyor. Ona sarılmaya niyetlenmişken birden bire hırçınlaşıyorum. Belki o da benim her şeyi geride bırakıp pizza yemeye gitmeyi teklif etmemi bekliyordur, kim bilir?

En son kavgamızda ne olduğunu hatırlamıyorum. Ama elbette tümüyle unutmuş da değilim. Hatırımda kalan bazı şeyler var. Örneğin bana söylediği kırıcı şeyleri ve bunları söylerkenki bakışlarını hala hatırlıyorum. Hatırladığım şeylerin bunlarla sınırlı olması da beni müthiş derecede sinirlendirerek kavgayı onun çıkardığına ve haksız olanın o olduğuna dair inancımı körüklüyor. Geçtiğimiz gün bunu düşünerek çok sinirlendiğim bir esnada tam olarak ne olduğunu öğrenmek için o gün yazdığım günlüğümü çıkarmıştım. Günlüğü elime aldığımda Mani’yi aramamamı destekleyecek kanıtlar bulmayı ummuştum. Öyle ya, bana bunca hakareti eden, egomu kasten inciten ve kavga çıkaran birini neden arayacaktım ki?

Evde kal hikayesi

Fakat günlüğüm beni yanıltmıştı. Kavgayı çıkaran o değildi. İşin ilginci kavgayı çıkaran ben de değildim. Ama ufak bir yanlış anlaşılma büyüyüp bu noktaya kadar gelmişti. O an, kavga ettiğimiz günü her düşündüğümde içimde büyüyen öfke birden bire yok olmuştu. Bana söylediği şeyleri düşünerek büyüttüğüm kin, benim ona söylediğim ağıza alınmayacak şeyleri okumamla birlikte yerini pişmanlığa bırakmıştı. Mani’nin yanına gitmek istemiştim fakat dışarıya çıkma yasağı tam olarak o gün başlamıştı.

Ben az önce düştüğüm yerde oturmuş bunları düşünürken arkamdan bir sesin bana doğru yaklaştığını işittim: “İyi misiniz? Bir şeyiniz yoktur umarım?” Dönüp baktığımda genç adam bana elini uzattı. Uzaktan gelen siren seslerini duyduğumuzda irkilerek birbirimize baktık. Adam “Hadi kalkın” dedi. “Şu karşı binaya gitmenize yardım etmeme izin verin, geliyorlar. Biliyorsunuz, bizi görmemeliler.”

Hikayenin devamı

Adamın elinden destek alarak ayağa kalktım ve birlikte karşıdaki binaya girdik. Hafifçe topallıyordum ama ayağımda ciddi bir problem yoktu. Sirenleri çalan araçlar yoldan geçip gitti. Adama dönüp “Bana eşlik ettiğiniz için teşekkür ederim.” dedim. Rica ederek apartmandan çıktı. Benimse geleceğim yer zaten burasıydı. Merdivenleri yavaşça çıkmaya başladım. Üçüncü kata geldiğimde derin bir nefes aldım ve kapıyı çaldım. Kapıyı Mani açtı. “Merhaba” dedim. “Birlikte pizza yemeye gitmek ister misin?” Gülümsedi. Başka bir şey söylememe fırsat vermeden bana sıkı sıkı sarıldı. “Sokağa çıkmak yasak, biliyorsun.” dedi sonra alaycı bir ifadeyle. “Evet biliyorum. Ama yarın nüfus sayımı bittiğinde yasak kalkacak, o zaman gidebiliriz.” dedim. “Doğru haklısın, hadi gel içeri.” İçeri girdim. “Dışarıda polislerin dolaştığını biliyor musun? Sokakta gördüklerine ceza yazıyorlarmış. Kimseye yakalanmadan gelmen büyük şans.” dedi gülerek “Evet gördüm, az önce bir tanesinden saklanmam gerekti.” dedim. Tekrar Mani’nin yanında olmak beni çok mutlu etmişti. Aradan sadece iki gün geçmiş olmasına rağmen onu çok özlemiştim.


Dışarıya Çıkma Evde Kal hikayesi bugüne kadar devam yazarken en çok eğlendiğim hikaye oldu dersem abartmış olmam sanırım. Bununla birlikte özellikle kişilerin olduğu hikayelerde kimin hangi isme hangi cinsiyeti yakıştıracağını çok merak ettiğim için her cinsiyete uyabilecek isimler koymayı tercih ettiğimi belki fark etmişsinizdir. Hal böyle olunca sizlerden gelen hikayeleri okumak da daha bir keyifli oluyor. Umarım siz de benim kadar keyif almışsınızdır. Bu arada, bir sonraki hikaye oyunu için çok acayip bir fikir geldi aklıma. Alıştığımız konsepti bir miktar değiştireceğim ve daha keyifli bir oyun yaratacağım. Önümüzdeki oyunlarda görüşmek üzere! Blogdaki tüm yazılardan, gelişmelerden ve oyunlardan haberdar olmak isterseniz haftalık mail bültenine abone olmayı unutmayın!