Yazıya bir soru sorarak başlamak istiyorum. Hayvan deneyleri ile ilgili ne biliyorsunuz? Eminim hayvan deneyleri denince bu yazıyı okuyanların çoğunun aklına şu an benim burada paylaşmak istemediğim, bakmaya bile içimin el vermediği fotoğraflar geliyordur. Vücudu kızarıklarla dolu, belki kafalarına çeşitli objeler yerleştirilmiş, belki uzuvlarından ya da organlarından birkaçı yerinde olmayan, acı çektikleri her halinden belli olan hayvanlar… Ne yazık ki bizim bakmakta zorlandığımız bu fotoğraflar bazı canlıların gerçeği. Görmediğimiz şeyler ise bu hayvanların hayatlarını metal kafeslerde geçirdiği, üzerlerinde sayısız maddenin denendiği, birçoğunun bilerek acı çekmeye bırakıldıkları ve tüm bunlar olurken yanlarında iletişim kurabilecekleri, dertlerini anlatıp belki yardım isteyecekleri hiçbir canlının olmadığı. İşte bugün tüm bu görmezden geldiğimiz gerçekleri bize bir kez daha hatırlatan bir kitaptan bahsedeceğiz. Hayvan deneyleri kitabı incelemesine geçmeden önce sizi bir yere götürmek istiyorum.

Kendinizi bir odada hayal edin. Odada yalnızsınız. Etrafta kendi türünüzden kimse yok. Kimseyle iletişim kurmuyorsunuz. Bağırdığınızda sesinizi kimse duymuyor. Nerede olduğunuzu bilmiyorsunuz. Size bir şeyler yediriyor, vücudunuza bazı maddeler sürüyor ya da zerk ediyorlar. Sayısız maddenin vücudunuzda yarattığı yan etkilerle tek başınıza mücadele etmek zorundasınız. Bu ağrıların ve acıların ardı arkası kesilmiyor. Sürekli stres altındasınız. Oradan kaçmak için ise yapabileceğiniz hiçbir şey yok. Bunu düşünmek size nasıl hissettirdi? Çok da iyi olmasa gerek. Peki şimdi aslında gerek olmadığı halde tüm bunları yaşayan canlıların olduğunu söylesem, bu size nasıl hissettiriyor?

Hayvan deneyleri kitabı

Deneye Hayır Derneği’nin kurucuları Yağmur Özgür Güven ve Oğuzcan Kınıkoğlu’nun birlikte kaleme aldığı; benim de editörlüğünü üstlendiğim Hayvan Deneyleri: Hayvanlar bizim için mi var? kitabı geçtiğimiz günlerde okuyucuyla buluştu. Bu kitapta hayvan deneylerinin tarihi, tarih boyunca ünlü bilim insanlarının yaptığı hayvan deneyleri, geçmişte ve günümüzde yapılan hayvan deneylerinin insanlar için ne ölçüde fayda sağladığı, hayvan deneylerinin güvenilirliği ve hayvan deneyleriyle karşılaştırıldığında daha güvenilir olan bilimsel alternatiflerle ilgili bilgileri bulabilirsiniz.

Kitabın bazı bölümlerinde ömürleri laboratuvarda geçen bazı hayvanların maruz kaldığı işlemler ve başlarına gelenler de anlatılmış. Bunları okuduğunuzda Washoe’nin ve Mabel’in hikayesi ve diğer isimsiz hayvanların acı dolu yaşamlarında kalbinize dokunacak ne kadar çok detay olduğunu göreceksiniz. Okuduğunuz her bir satırda yüreğiniz o güzel canlara sımsıkı sarılmak ve ömürleri boyunca mahrum kaldıkları şefkati bir çırpıda kalplerine akıtmak isteyecek. Ve elbette hissedeceğiniz bir diğer şey de hayatınız boyunca öyle ya da böyle bu sektöre verdiğiniz desteğin vicdan azabı olacak.

Kitap temmuz ayında kitabevlerinin raflarında yerini alacak ancak şu an sadece Yeni İnsan Yayınevi’nin internet sitesinde. Kitabı edinmek isterseniz buraya tıklayarak yayınevinin sayfasına ulaşabilirsiniz.

Hayvan deneyleri gerekli mi?

Birçok insan hayvan deneylerinin olmazsa olmaz olduğunu düşünür. Oysa biliminsanları yapılan deneylerin %96’ından fazlasının işe yaramadığını söylüyor. Elbette onlarca yıldır yapılan deneyler arasında insanlar için faydalı olanlar da var. Ancak bunlar yapılan tüm deneylerin ancak %4’ünü oluşturuyor. Bu konuyla ilgili Vegan Patates’in hayvan deneyleri ile ilgili olan bölümü belki temel şeyleri öğrenmede size yardımcı olabilir.

Ancak deneylerin geçmişten günümüze gelene kadar ne şekilde yapıldığı ile ilgili bilimsel ve etik değerlendirmeleri görmek isterseniz kitabı almanızı tavsiye ediyorum. Bu güne kadar bu konuda yazılmış en kapsamlı Türkçe kaynak olmasının yanı sıra içerdiği bilgiler dolayısıyla bakış açınızı tümden değiştirecek bir kaynak olma özelliği de taşıyor.

Bu kitaba ve önerdiğim diğer kitaplara ulaşmak için buraya tıklayın.

Eğer yazdığım yazılardan haftalık olarak haberdar olmak isterseniz yukarıdaki görsele tıklayarak haftalık bültene abone olabilirsiniz. Spam mail göndermem, size bir şey satmaya çalışmam, herhangi bir ücret ödemeniz gerekmez. Basitçe o hafta blogda yazılan yazılar otomatik olarak mail adresinize gönderilir. Mailler bazen spam klasörünüze düşebilir, bu durumda spam klasörünüze bakmanız gerekir. Abone olanları öpüyor, haftalık bültenlerde görüşmek üzere diyorum.